Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından önemlidir. Tedavi tamamlandıktan sonra vajinal bölgede yanma, akıntı veya kaşıntı gibi belirtiler tamamen geçmelidir. Şikâyetlerin sürmesi durumunda tekrar değerlendirme gerekir.
Tedavi sonrası dönemde pamuklu iç çamaşırı tercih edilmeli ve günlük ped kullanımı sınırlandırılmalıdır. Vajinal bölgenin nemli kalması enfeksiyon riskini artırır, bu nedenle bölge kuru tutulmalı ve önden arkaya doğru temizlik yapılmalıdır.
Antibiyotik veya antifungal ilaçlar kullanılmışsa, bu ilaçların düzenli ve tam süreyle alınması büyük önem taşır. İlacın erken bırakılması enfeksiyonun direnç kazanmasına ve tekrar etmesine neden olabilir. Probiyotik takviyeler, vajinal flora dengesinin korunmasına yardımcı olabilir.
Tedavi sonrasında ilk bir hafta cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir. Korunmasız ilişki enfeksiyonun yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca havuz, sauna gibi ortak alanlardan uzak durulmalı, kişisel hijyen malzemeleri başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Kontrol muayenesi ihmal edilmemelidir.
Tedavi Sonrası Dönem Neden Önemlidir?
Vajinal enfeksiyonlar; bakteri, mantar ya da parazitlere bağlı olarak gelişebilir ve her birinin tedavi yaklaşımı farklıdır. Tedavi tamamlandığında belirtiler hızla gerileyebilir, ancak vajinal dengenin yeniden sağlanması zaman alabilir. Bu süreçte yapılan küçük hatalar, enfeksiyonun tekrarlamasına ya da iyileşmenin gecikmesine yol açabilir. Bu nedenle “şikâyetler geçti” düşüncesiyle günlük alışkanlıklara hemen dönmek her zaman doğru olmayabilir.
İlaç Kullanımı Tam ve Doğru Şekilde Tamamlanmalıdır
Tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenlerin başında, hekimin önerdiği ilaçların belirtilen süre boyunca eksiksiz kullanılması gelir. Şikâyetler birkaç gün içinde azalsa bile, ilacın erken bırakılması enfeksiyonun tam olarak ortadan kalkmamasına neden olabilir. Özellikle vajinal fitil veya krem tedavilerinde, kullanım süresi ve uygulama şekli tedavinin başarısını doğrudan etkiler.
Bazı hastalar, tedavi bittikten sonra “yedek olsun” düşüncesiyle ilacı tekrar kullanmayı düşünebilir. Ancak kontrolsüz ilaç kullanımı vajinal florayı bozabilir. Tedavi sonrası yeni bir şikâyet geliştiğinde, tekrar değerlendirme yapılması genellikle daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Vajinal Floranın Yeniden Dengelenmesi Zaman Alabilir
Vajina, kendine özgü bir bakteri dengesi olan hassas bir yapıdır. Enfeksiyon ve tedavi süreci bu dengeyi geçici olarak bozabilir. Tedavi sonrası dönemde hafif akıntı değişiklikleri ya da kısa süreli hassasiyet hissi bazı kişilerde gözlenebilir. Bu durum her zaman yeni bir enfeksiyon anlamına gelmez.
Bu süreçte gereksiz vajinal ürün kullanımı, sık yıkama veya farklı ürünleri deneme isteği artabilir. Oysa vajinal floranın kendini toparlaması için genellikle sade bir bakım yaklaşımı daha uygundur. Vajina, kendi kendini temizleyebilen bir organ olduğu için dış müdahalelerin sınırlı tutulması önerilir.
Günlük Hijyen Alışkanlıkları Gözden Geçirilmelidir
Tedavi sonrası dönemde hijyen konusuna aşırı ya da yetersiz yaklaşım her iki uçta da sorun yaratabilir. Genital bölgenin günde bir kez, yalnızca dış kısımlar olacak şekilde ve uygun ürünlerle temizlenmesi çoğu kişi için yeterlidir. Parfümlü sabunlar, duş jelleri veya vajinal duş uygulamaları bu dönemde tahrişe ve dengenin bozulmasına yol açabilir.
Tuvalet sonrası temizlikte önden arkaya doğru silme alışkanlığı, enfeksiyon riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynar. Bu basit önlem, özellikle sık tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olan kişiler için önem taşır.
İç Çamaşırı Seçimi ve Giyim Tarzı Etkili Olabilir
Tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken konulardan biri de iç çamaşırı ve giyim tercihidir. Pamuklu ve nefes alabilen iç çamaşırları, nemin azalmasına yardımcı olarak vajinal bölgenin daha sağlıklı kalmasını destekler. Sentetik ve çok dar kıyafetler ise sıcak ve nemli bir ortam oluşturarak bazı mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırabilir.
Ayrıca iç çamaşırlarının günlük olarak değiştirilmesi ve yüksek ısıda yıkanması hijyen açısından önemlidir. Tedavi sonrası dönemde bu tür küçük detaylar, iyileşmenin kalıcı olmasına katkı sağlayabilir.
Cinsel Yaşamla İlgili Konular Göz Ardı Edilmemelidir
Birçok hasta, tedavi sonrası cinsel yaşama ne zaman dönülmesi gerektiği konusunda kararsızlık yaşayabilir. Bu konuda en doğru yaklaşım, tedaviyi planlayan hekimin önerilerini dikkate almaktır. Bazı enfeksiyon türlerinde tedavi süresince ve hemen sonrasında cinsel ilişkiye ara verilmesi önerilebilir.
Ayrıca partnerin de değerlendirilmesi gereken durumlar olabilir. Aksi halde, tedavi tamamlanmış olsa bile enfeksiyon tekrar edebilir. Bu noktada bireysel durumun belirleyici olduğu ve genelleme yapılamayacağı unutulmamalıdır.
Beslenme ve Bağışıklık Sistemi İlişkisi
Vajinal enfeksiyonlar ile bağışıklık sistemi arasında dolaylı bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Tedavi sonrası dönemde dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı ve genel sağlık durumuna özen göstermek iyileşme sürecini destekleyebilir. Özellikle yoğun stres, uykusuzluk veya düzensiz yaşam tarzı bazı kişilerde enfeksiyonların daha sık görülmesine zemin hazırlayabilir.
Beslenme takviyeleri veya probiyotik ürünler konusunda ise mutlaka uzman görüşü alınmalıdır. Her ürün herkes için uygun olmayabilir ve bazı durumlarda beklenen fayda sağlanmayabilir.
Belirtiler Tekrarlarsa Ne Yapılmalıdır?
Tedavi sonrası dönemde kaşıntı, kötü koku, renkli akıntı veya yanma gibi şikâyetlerin yeniden ortaya çıkması, birçok hastada endişe yaratır. Bu durumda kendi kendine çözüm aramak yerine yeniden değerlendirme yapılması daha güvenli bir yaklaşımdır. Her tekrarlayan belirti, aynı enfeksiyon türüne bağlı olmayabilir ve farklı bir neden söz konusu olabilir.
Özellikle sık tekrarlayan vajinal enfeksiyon öyküsü olan kişilerde, altta yatan başka faktörlerin araştırılması gerekebilir. Bu tür durumlarda klinik kararın kişiye özel olduğu unutulmamalıdır.
Kontrol Muayenesi Gerekli midir?
Bazı enfeksiyon türlerinde tedavi sonrası kontrol muayenesi önerilebilirken, bazı durumlarda buna gerek duyulmayabilir. Bu karar, enfeksiyonun türüne, şikâyetlerin seyrine ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Tedavi sonrası süreçte kafaya takılan soruların bir uzmana danışılması, gereksiz kaygıların önüne geçebilir.

Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır.

