Laparoskopik cerrahi, minimal invaziv yöntemlerle karın içi organlara erişim sağlayan modern bir ameliyat tekniğidir. Bu yöntemde birkaç küçük kesiyle girilerek kamera ve özel aletler kullanılır, böylece iyileşme süresi daha kısa ve komplikasyon riski daha düşüktür.

Laparoskopik jinekolojik cerrahiler, miyom, kist, endometriozis gibi rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde tercih edilmektedir. Rahim alma (histerektomi) ve tüp ligasyonu gibi işlemler de laparoskopik olarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede hastalar hastanede daha az kalır.

Laparoskopik cerrahi sonrası iyileşme süreci, açık cerrahiye kıyasla oldukça kısadır. Genellikle birkaç gün içinde taburculuk mümkün olurken, tam iyileşme birkaç hafta sürebilir. Enfeksiyon ve kanama riski de daha azdır, bu da yöntemin güvenilirliğini artırır.

Laparoskopi ile teşhis koyma imkânı da önemli bir avantajdır. Özellikle açıklanamayan pelvik ağrı, kısırlık ve kronik jinekolojik problemler için hem tanı hem de anında tedavi imkânı sunar. Bu yönüyle hem hasta konforunu hem de klinik etkinliği artırmaktadır.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Laparoskopik cerrahi, karın ya da pelvik bölgede yapılan kapalı ameliyatlardır. Küçük kesiler aracılığıyla karın içine yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletlerle gerçekleştirilir.
Kullanılan Teknik Karın içine karbondioksit gazı verilerek genişleme sağlanır. Laparoskop adı verilen alet ile iç organlar görüntülenir ve işlem gerçekleştirilir.
Jinekolojide Kullanım Alanları Yumurtalık kistleri, miyomlar, dış gebelik, endometriozis, tüplerin açılması ya da bağlanması, rahim alınması (histerektomi) gibi işlemler için tercih edilir.
Tanı Amaçlı Kullanım Özellikle nedeni belirlenemeyen pelvik ağrı, infertilite (kısırlık) gibi durumların tanısı için kullanılabilir.
Cerrahi Amaçlı Kullanım Kitlelerin çıkarılması, yapışıklıkların açılması, tüplerin veya rahmin alınması gibi işlemler yapılabilir.
Avantajları Daha küçük kesiler sayesinde daha az kanama, daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi, daha hızlı iyileşme ve estetik olarak daha az iz bırakma gibi avantajlar sunar.
Ameliyat Süresi Ameliyatın türüne göre değişmekle birlikte genellikle 30 dakika ile 2 saat arasında sürer.
İyileşme Süreci Açık ameliyatlara göre iyileşme süresi kısadır. Hastalar genellikle birkaç gün içinde normal aktivitelerine dönebilir.
Anestezi Türü Laparoskopik cerrahiler genel anestezi altında yapılır.
Riskler ve Komplikasyonlar Nadiren organ yaralanması (bağırsak, mesane, damar vb.), enfeksiyon, kanama, gaz embolisi gibi komplikasyonlar görülebilir.
Açık Cerrahiye Dönüş Riski Teknik zorluk ya da komplikasyon gelişirse, işlem sırasında açık cerrahiye geçilmesi gerekebilir.
Kimler İçin Uygun Uygun fiziksel durumu olan, özellikle kadın hastalığı kaynaklı tanı veya tedavi gerektiren olgular için uygundur.
Operasyon Öncesi Hazırlık Ameliyat öncesi açlık süresi, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri ile hazırlık yapılır.
Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Kesilerin temizliği, ağır kaldırmaktan kaçınma, doktor kontrollerine düzenli gitme önemlidir.
Uzun Vadeli Sonuçlar Laparoskopik cerrahi, uygun hastalarda yüksek başarı oranına ve düşük komplikasyon riskine sahiptir.
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Laparoskopik Cerrahi Nedir?

Laparoskopik cerrahi, karın veya pelvik bölgede küçük kesilerle gerçekleştirilen, kamera ve özel aletler kullanılarak yapılan minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Geleneksel açık ameliyatlara göre daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme sağlar. Kadın hastalıklarından sindirim sistemi cerrahisine kadar birçok alanda güvenle uygulanır.

Laparoskopik cerrahi estetik açıdan ne gibi avantajlar sunar?

Bir cerrahi operasyon geçirecek olan hastaların en büyük endişelerinden biri, ameliyat sonrasında vücutlarında kalacak olan izlerdir. Özellikle kadınlar için karın bölgesinde oluşacak uzun ve belirgin bir yara izi, ömür boyu taşınacak bir hatıra olmanın ötesinde, beden imajını ve özgüvenini zedeleyen bir faktör olabilir. Minimal invaziv cerrahinin estetik açıdan sunduğu devrim tam da bu noktada başlar.

Laparoskopik cerrahide yapılan kesiler o kadar küçüktür ki iyileşme tamamlandığında bu izler neredeyse belirsiz hale gelir. Genellikle göbek deliği içine gizlenen veya bikini bölgesi hizasında kalan bu milimetrik giriş noktaları, kozmetik açıdan hastaları son derece memnun eden sonuçlar doğurur. Ancak mesele sadece cildin dış yüzeyindeki estetik görünüm değildir. Küçük kesi, aynı zamanda “minimal skar yükümlülüğü” demektir. Vücut, büyük bir kesiye verdiği tepkiyi küçük deliklere vermez. Bu durum doku travmasının az olması, vücudun enflamatuar yani iltihabi yanıtının düşük kalması ve iyileşme sürecinin çok daha fizyolojik ilerlemesi anlamına gelir. Yani estetik avantaj, aslında bedenin içsel iyileşme kapasitesinin korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Daha az doku hasarı, daha az yapışıklık riski ve daha pürüzsüz bir iyileşme süreci demektir. Hastalarımız ameliyattan aylar sonra karınlarına baktıklarında, geçirdikleri büyük operasyonun izlerini aramak zorunda kalmazlar.

İyileşme süreci ve laparoskopik cerrahi sonrası konfor nasıldır?

Cerrahinin başarısı sadece teknik bir onarım değil aynı zamanda hastanın bu süreci ne kadar konforlu geçirdiğiyle de ölçülür. Geleneksel açık ameliyatlar sonrasında hastaların yaşadığı en büyük sorun, kesi yerindeki şiddetli ağrı ve buna bağlı hareket kısıtlılığıdır. Büyük kesiler, karın kaslarının kesilmesini veya ayrılmasını gerektirdiği için, hasta nefes alırken, öksürürken veya yatakta dönerken ciddi rahatsızlık hissedebilir. Bu durum hastanın yatağa bağımlı kalma süresini uzatır ve iyileşmeyi geciktirir. Laparoskopik cerrahide ise durum tamamen farklıdır. Karın kasları kesilmediği ve dokular nazikçe ekarte edildiği için ameliyat sonrası ağrı düzeyi dramatik bir şekilde düşüktür.

Bu yöntemin sağladığı konfor avantajları şunlardır:

  • Daha az ağrı hissi
  • Düşük ağrı kesici ihtiyacı
  • Erken hareket kabiliyeti
  • Kısa hastanede kalış süresi
  • Hızlı işe dönüş
  • Düşük enfeksiyon riski
  • Minimal yara bakımı ihtiyacı

Ağrının az olması, hastanın ameliyattan sadece saatler sonra ayağa kalkabilmesini, yürüyebilmesini ve kendi kişisel bakımını yapabilmesini sağlar. Erken mobilizasyon dediğimiz bu hızlı hareketlenme, sadece konforu artırmakla kalmaz, aynı zamanda damar tıkanıklığı veya akciğer enfeksiyonları gibi hareketsizliğe bağlı gelişebilecek riskleri de minimuma indirir. Hasta kendini hasta gibi değil iyileşmekte olan bir birey gibi hisseder. Hastanede kalış süreleri genellikle bir güne, hatta bazen daha kısa sürelere iner. Bu da kişinin kendi ev ortamına, yatağına ve düzenine hızla kavuşması demektir ki bu psikolojik iyileşme için en az fiziksel iyileşme kadar değerlidir.

Rahim sarkması tedavisinde laparoskopik cerrahi çözüm müdür?

Genital estetik ve rekonstrüktif cerrahi alanında en sık karşılaşılan ve kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren sorunlardan biri pelvik organ sarkmasıdır (POP). Doğumlar, yaşlanma, genetik faktörler veya ağır kaldırma gibi nedenlerle pelvik taban kaslarının ve bağlarının zayıflaması sonucu rahim, mesane veya rektum vajinadan dışarıya doğru sarkabilir. Bu durum sadece estetik bir bozulma değil; idrar kaçırma, cinsel ilişki sırasında ağrı, vajinada dolgunluk hissi ve sürekli bir rahatsızlık kaynağıdır.

Bu yapısal bozukluğun tedavisinde uygulanan Laparoskopik Sakrokolpopeksi, günümüzde tüm dünyada “altın standart” olarak kabul edilen en etkili yöntemdir. Peki, neden bu kadar etkilidir? Çünkü sarkma sorunu, sadece sarkan dokunun kesilip atılmasıyla çözülemez; zayıflayan desteğin yerine konması gerekir. Bu yöntemde karın içinden girilerek vajinanın tepesi, sentetik ve vücutla uyumlu özel bir yama aracılığıyla kuyruk sokumu kemiği önündeki sağlam bağa asılır. Bu işlem bir nevi “asma köprü” mantığıyla çalışır. Sarkan organlar, orijinal anatomik seviyelerine geri çekilir ve oraya sağlam bir şekilde sabitlenir. Bu onarımın en büyük avantajı, yamanın anatomik olarak en derin ve en güçlü katmanlara yerleştirilmesidir. Vajinal yolla yapılan klasik ameliyatlara göre nüks yani tekrarlama riski çok daha düşüktür ve onarımın dayanıklılığı çok daha yüksektir. Ayrıca vajinanın doğal uzunluğu ve derinliği korunduğu için, cinsel fonksiyonlar olumsuz etkilenmez; aksine, organların yerli yerine oturmasıyla cinsel yaşam kalitesi ve konforu artar. Sadece sarkan kısmı kesmek yerine onu ait olduğu yere sağlamca asmak, kalıcı çözümün anahtarıdır.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

İdrar kaçırma sorunu laparoskopik cerrahi ile aynı anda çözülebilir mi?

Pelvik organ sarkması yaşayan kadınların büyük bir kısmında, eşlik eden başka ürojinekolojik problemler de görülür. Bunların başında, öksürme, hapşırma veya gülme ile ortaya çıkan stres tipi idrar kaçırma gelir. Anatomik bozulma genellikle bir bütündür; mesane sarkması ve rahim sarkması sıklıkla idrar torbası boynunun desteğini kaybetmesine neden olur. Hastalarımız genellikle hem sarkmadan hem de idrar kaçırmadan aynı anda kurtulmak isterler ve bu çok haklı bir taleptir.

Laparoskopik cerrahinin sunduğu en büyük kolaylıklardan biri, kombine prosedürlere olanak tanımasıdır. Hasta anestezi altındayken, aynı seansta hem sarkan organlar yukarı asılabilir hem de idrar kaçırmayı önlemek için ek prosedürler uygulanabilir. Örneğin Laparoskopik Burch Kolposüspansiyonu adı verilen işlemle, mesane boynu desteklenerek idrar tutma mekanizması güçlendirilir. Cerrahın tek bir girişle, karın boşluğunu açmadan birden fazla sorunu aynı anda çözebilmesi, hastayı ikinci bir ameliyat yükünden ve stresinden kurtarır. Bu bütüncül yaklaşım hastanın ameliyattan çıktığında hem anatomik hem de fonksiyonel olarak tam bir iyileşme hissetmesini sağlar. Tek bir iyileşme süreciyle iki büyük sorundan kurtulmak, hastalarımız için büyük bir konfor ve zaman tasarrufu anlamına gelir.

Endometriozis ve ağrı tedavisinde laparoskopik cerrahi etkili midir?

Kadın sağlığını tehdit eden, sinsi ilerleyen ve hayatı kabusa çevirebilen hastalıklardan biri de endometriozistir. Rahim iç tabakasının rahim dışında, yumurtalıklar, tüpler veya karın zarı üzerinde yerleşmesiyle karakterize olan bu hastalık, “çikolata kisti” olarak da bilinir. Endometriozis, sadece bir kist sorunu değildir; tüm pelvik bölgeyi etkileyen kronik bir ağrı sendromudur.

Laparoskopik cerrahi, endometriozisin hem kesin tanısında hem de tedavisinde vazgeçilmezdir. Özellikle derin yerleşimli ve ağrılı nodüllerin çıkarılmasında, laparoskopinin sağladığı büyütmeli görüntüleme, biz cerrahların lezyonları sağlıklı dokudan ayırt etmesini kolaylaştırır.

Bu cerrahi yaklaşımın sağladığı temel faydalar şunlardır:

  • Kronik pelvik ağrıda azalma
  • Adet sancılarının hafiflemesi
  • İlişki sırasındaki ağrının giderilmesi
  • Yumurtalık rezervinin korunması
  • Doğal yolla gebelik şansının artması
  • Yaşam kalitesinde yükselme
  • İlaç bağımlılığının azalması

Daha da önemlisi, çocuk sahibi olmak isteyen ancak endometriozis nedeniyle gebe kalamayan kadınlar için laparoskopi bir umut ışığıdır. Hastalıklı dokuların temizlenmesi ve yapışıklıkların açılması, üreme organlarının normal anatomisine kavuşmasını sağlar. Veriler, cerrahiyi takiben infertil hastaların önemli bir kısmının kendiliğinden, bir kısmının ise yardımcı üreme teknikleriyle gebe kalabildiğini göstermektedir. Laparoskopi, hem ağrısız bir yaşam hem de annelik hayaline giden yolda, yumurtalık rezervine zarar vermeden yapılan hassas cerrahisiyle kritik bir rol oynar.

Miyom ameliyatlarında laparoskopik cerrahi rahmi korur mu?

Rahim miyomları, kadınlarda en sık görülen iyi huylu tümörlerdir. Ancak iyi huylu olmaları, sorunsuz oldukları anlamına gelmez. Aşırı kanama, ağrı, bası hissi ve kısırlığa neden olabilirler. Pek çok kadın, miyom ameliyatı dendiğinde rahminin alınacağından korkar. Ancak modern cerrahi anlayışında, özellikle doğurganlığını korumak isteyen kadınlarda “organ koruyucu cerrahi” esastır. Laparoskopik Miyomektomi, rahmi almadan sadece miyomların çıkarılmasını sağlayan ileri düzey bir tekniktir.

Bu ameliyat, teknik olarak zorlu olabilir çünkü rahim çok kanlanan bir organdır. Özellikle çok sayıda ve büyük boyutlu miyomların varlığında kanama riski her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak deneyimli ellerde ve doğru tekniklerle bu risk başarıyla yönetilebilir. Laparoskopik yöntemle, özel dikiş teknikleri ve kanama durdurucu yöntemler kullanılarak rahim duvarı onarılır ve kanama kontrolü sağlanır. Risk faktörleri yani miyomların sayısı, yeri ve boyutu önceden bilimsel verilerle analiz edilerek ameliyat planlanır. Sonuç olarak hasta rahmini kaybetmeden, sadece miyomlarından kurtulmuş olur. Bu hastaların bile hastanede kalış süresi genellikle iki günü geçmez. Bu karmaşık patolojilerin bile minimal invaziv yöntemlerle güvenle yönetilebildiğinin bir kanıtıdır. Hastalarımızın en büyük korkusu olan organ kaybı, bu hassas teknikler sayesinde yersiz bir endişeye dönüşmektedir.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    Laparoskopik cerrahi sırasında güvenlik nasıl sağlanır?

    Laparoskopik cerrahi, hastaya dışarıdan bakıldığında “küçük delikler” gibi görünse de içeride ciddi bir fizyolojik yönetim gerektirir. Cerrahinin yapılabilmesi için karın boşluğunun karbondioksit gazı ile şişirilmesi gerekir. Bu işlem karın duvarını organlardan uzaklaştırarak cerraha geniş bir çalışma alanı yaratır. Ancak karın içi basıncın artması, kalp, akciğer ve böbrek fonksiyonları üzerinde geçici etkiler yaratabilir.

    Bu noktada cerrahi ve anestezi ekibinin “klinik güvenlik” protokolleri devreye girer. İleri düzey laparoskopik cerrahide uzmanlaşmış ekipler, bu fizyolojik değişiklikleri anlık olarak izler ve yönetir. Hastanın sistemik sağlığı, ameliyatın her aşamasında kontrol altında tutulur. Amaç sadece ameliyatı bitirmek değil hastayı fizyolojik dengesi bozulmadan, konforlu bir şekilde uyandırmaktır. Ayrıca teknik güvenlik açısından, kullanılan malzemelerin kalitesi ve uygulanma şekli de hayati önem taşır. Örneğin sarkma ameliyatlarında kullanılan yamaların türü, dokuya uyumu ve tespit edilme şekli, uzun dönemde erozyon veya ağrı gibi komplikasyonların önlenmesinde belirleyicidir. Bilimsel veriler ışığında yapılan doğru materyal seçimi ve derin anatomik yerleşim, güvenli cerrahinin temel taşlarıdır.

    Genital estetik ve laparoskopik cerrahi zamanlaması nasıl olmalıdır?

    Genital estetik cerrahide en sık yapılan hatalardan biri, zamanlama hatasıdır. Özellikle doğum sonrası dönemde, kadınlar vücutlarının eski haline dönmesini arzuladıkları için aceleci davranabilirler. Ancak dokuların iyileşmesi ve hormonların normale dönmesi zaman alır. Örneğin doğumdan hemen sonra vajinal genişleme şikayeti olan bir hastaya hemen vajinal daraltma yapmak doğru değildir.

    Genital Estetik Uzmanı olarak yaklaşımımız bütüncül olmalıdır. Doğum sonrası vajinal estetik ve onarım operasyonları için ideal zamanlama, dokuların toparlanması için gereken 3 ila 6 aylık sürecin tamamlanmasıdır. Bu bekleme süresi, ödemin inmesi ve dokunun gerçek halini alması için şarttır. Erken dönemde yapılan müdahaleler, vajinanın aşırı daralmasına ve buna bağlı olarak cinsel ilişkinin imkansız veya çok ağrılı hale gelmesine yol açabilir.

    Ayrıca estetik kaygıların altında yatan fonksiyonel sorunları da görmek gerekir. Sadece dışarıdan görünen dudakları düzeltmek veya vajina girişini daraltmak, eğer içeride ciddi bir organ sarkması varsa, hastayı mutlu etmeyecektir. Yapısal sarkma Laparoskopik Sakrokolpopeksi ile içeriden, kökünden düzeltilmeli; ardından gerekirse yüzeysel estetik dokunuşlar yapılmalıdır. Yani önce evin temeli ve kolonları sağlamlaştırılmalı, sonra boya ve dekorasyon yapılmalıdır. Bu entegre yaklaşım hem fonksiyonel sağlığı hem de estetik tatmini garanti altına alır.

    İzmir’de Laparoskopik Cerrahi Fiyatları Ne Kadar ?

    Ortalama Laparoskopik Cerrahi fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.

    Laparoskopik Cerrahi Yaptıranların Yorumları

    Laparoskopik Cerrahi yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.

    Laparoskopik Cerrahi Yapan Doktorlar

    Laparoskopik Cerrahi kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygun alt yapıya sahip klinik veya hastanelerde yapılır.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Laparoskopik cerrahi, özellikle endometriozis, miyom, yumurtalık kistleri, dış gebelik ve infertilite gibi jinekolojik durumların tanı ve tedavisinde tercih edilen minimal invaziv bir yöntemdir.

    Laparoskopik cerrahi sonrası iyileşme genellikle 1-2 hafta içinde tamamlanır. Hastalar çoğunlukla aynı gün taburcu olabilir ve birkaç gün içinde günlük yaşamlarına dönebilirler.

    Laparoskopik cerrahi küçük kesilerle yapılırken, açık ameliyatta büyük bir kesi gerekir. Bu nedenle laparoskopik cerrahi daha az ağrı, daha az kanama ve daha hızlı iyileşme sağlar.

    Laparoskopik cerrahi, tüplerin açılması, endometriozis odaklarının temizlenmesi gibi işlemlerle kısırlık tedavisinde hem tanı hem de tedavi aracı olarak etkili şekilde kullanılır.

    Nadiren de olsa kanama, enfeksiyon, iç organ yaralanmaları ve gaz embolisi gibi komplikasyonlar oluşabilir. Bu riskler deneyimli cerrahlarla minimize edilir.

    Evet, menopoz sonrası kadınlarda da laparoskopik cerrahi güvenle uygulanabilir. Özellikle rahim alma veya yumurtalık kistlerinin tedavisinde bu yöntem oldukça etkilidir.

    Uygun hastalarda laparoskopik cerrahi ile miyomlar tamamen çıkarılabilir. Miyomun büyüklüğü ve yerleşimi, bu yöntemle çıkarılıp çıkarılamayacağını belirler.

    Ameliyat sonrası ağrılar genellikle hafif düzeydedir ve reçeteli ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabilir. Gaz kaynaklı omuz ağrıları da geçicidir.

    Eğer ameliyat infertilite nedeniyle yapılmışsa, genellikle 1-3 ay sonrasında gebelik planlamasına başlanabilir. Ancak bu süre doktorun önerisine göre değişebilir.

    Küçük kesiler sayesinde minimal iz kalır, bu da özellikle karın estetiği açısından önemlidir. Aynı zamanda daha az doku hasarı olduğundan cilt daha hızlı iyileşir.

    Laparoskopik cerrahinin süresi, yapılan işlemin türüne ve cerrahi müdahalenin kapsamına göre değişir. Basit tanısal laparoskopiler genellikle 30–60 dakika sürerken, kist çıkarılması, endometriozis tedavisi veya rahim alınması gibi daha karmaşık işlemler 1–3 saat arasında sürebilir.

    Laparoskopik cerrahi işlemleri için ilgili alana göre uzmanlaşmış cerrahlara başvurulmalıdır. Kadın hastalıklarına yönelik laparoskopik işlemler için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları, sindirim sistemi veya genel cerrahiye yönelik işlemler için ise Genel Cerrahi Uzmanları tercih edilmelidir.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku