Histeroskopi ameliyatı, rahim içini doğrudan görüntülemeyi sağlayan optik bir cihaz yardımıyla yapılan tanı ve tedavi amaçlı cerrahi bir işlemdir. Genellikle anormal rahim kanamaları, miyomlar, polipler ve rahim içi yapışıklıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılır.
Histeroskopi ameliyatı sonrası iyileşme süreci, çoğu hastada hızlı ve komplikasyonsuz seyreder. İşlem genellikle günübirlik yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir. Hafif kramp ve lekelenme tarzı kanamalar görülebilir, ancak çoğunlukla birkaç gün içinde geriler.
Rahim içi polip ve miyomların histeroskopi ile alınması, hem tanı hem tedaviyi aynı seansta mümkün kılar. Bu yöntem, açık cerrahiye göre daha az invazivdir ve doğurganlığı koruyucu özelliğiyle öne çıkar. Doğru hasta seçimi, başarı oranını artırır.
Tanısal histeroskopi, infertilite araştırmaları ve tekrarlayan düşüklerin nedenlerini saptamada sıkça tercih edilir. Rahim iç yapısının doğrudan gözlenmesi sayesinde, klasik görüntüleme yöntemleriyle fark edilemeyen yapısal anomaliler saptanabilir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Histeroskopi ameliyatı, rahim içinin doğrudan görüntülenmesi ve gerekli durumlarda müdahalede bulunulması amacıyla yapılan minimal invaziv bir cerrahi işlemdir. |
| Kullanılan Alet | İnce ve uzun bir cihaz olan histeroskop, ucunda kamera ve ışık kaynağı bulundurur; bu alet vajinal yoldan rahim içine yerleştirilir. |
| Uygulama Alanları | Rahim içi polip, submuköz miyom, yapışıklık (Asherman sendromu), septum gibi yapısal bozuklukların tanı ve tedavisinde kullanılır. |
| İşlem Türleri | Tanısal histeroskopi (sadece inceleme) ve operatif histeroskopi (müdahale içerir) olarak iki ana türde uygulanabilir. |
| Anestezi Durumu | Genellikle genel anestezi altında yapılır; bazı tanısal işlemler lokal anestezi ile de gerçekleştirilebilir. |
| İşlem Süresi | Ameliyat süresi ortalama 15–30 dakika arasında değişmektedir. |
| İşlem Sonrası Süreç | Genellikle aynı gün taburcu olunur. Hafif kramplar, lekelenme tarzı kanama görülebilir. |
| İyileşme Süresi | İyileşme süreci hızlıdır; çoğu hasta birkaç gün içinde normal yaşantısına dönebilir. |
| Avantajları | Rahim içi sorunların doğrudan gözlemlenebilmesi, tanı ve tedavinin aynı seansta yapılabilmesi en önemli avantajlardır. |
| Komplikasyonlar | Nadiren rahim delinmesi, enfeksiyon, aşırı kanama ve anesteziye bağlı riskler görülebilir. |
| Gebelikle İlişkisi | Yapısal problemlerin düzeltilmesi sonrası gebelik şansı artabilir; özellikle tekrarlayan düşüklerde ve kısırlıkta tercih edilir. |
| Cinsel İlişki ve Aktivite | Doktor önerisine göre genellikle 1 hafta süreyle cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir. |
| Uygulama Zamanlaması | Genellikle adet bitiminden hemen sonra, rahim içinin en net görülebileceği dönemde yapılır. |
| Takip ve Kontroller | İşlem sonrası kontrollerle rahim içi iyileşme değerlendirilir; gerekirse tekrarlayan işlemler planlanabilir. |
| Uygulama Sıklığı | Gerekli durumlarda tekrar uygulanabilir, ancak her hastaya özgü planlama yapılmalıdır. |
Histeroskopi Ameliyatı Nedir?
Histeroskopi ameliyatı, rahim içinin bir kamera yardımıyla görüntülenerek tanı konulması veya tedavi uygulanması amacıyla yapılan minimal invaziv bir cerrahi işlemdir. Vajinal yoldan rahim içine ulaşılarak gerçekleştirilir ve genellikle rahim içi polip, miyom, yapışıklık veya anormalliklerin tedavisinde kullanılır. Kısa sürede iyileşme sağlar ve hastanede yatış süresi genellikle gerekmez.
Neden Histeroskopi Ameliyatı Tıpta Altın Standart Olarak Kabul Edilir?
Tıp dünyasında bir yöntem için “altın standart” deniliyorsa, bu o işin zirvesi demektir. Rahim içi hastalıkların tanısı ve tedavisinde histeroskopinin bu unvanı almasının çok geçerli sebepleri var. En önemli sebep, sunduğu “görsel kesinlik”tir.
Rutin kontrollerde sıkça kullanılan ultrasonografi veya MR gibi yöntemler elbette çok değerlidir. Ancak bu cihazlar, dokuların üzerinden geçerken ses dalgaları veya manyetik alanlar kullanır ve bize bir nevi “gölge” veya kesit görüntüsü sunar. Bazen çok küçük bir polip, incecik bir yapışıklık veya yüzeyel bir bozukluk bu gölgelerin arasında kaybolabilir. Histeroskopi ise aradaki tüm perdeleri kaldırır. Doktor, şüpheli alanı kendi gözüyle, renkli ve canlı olarak görür.
Daha da önemlisi, histeroskopi “gör ve tedavi et” felsefesine dayanır. Yani hasta önce tanı için bir işlem sonra tedavi için başka bir işlem yaptırmak zorunda kalmaz. Tanı konulduğu saniye tedaviye geçilebilir. Bu durum hem zaman kazandırır hem de hastanın maruz kalacağı stresi ve anestezi sayısını azaltır. Tanısal kesinliğin tedavi edici güçle birleştiği bu nokta, modern tıbbın hastalara sunduğu en büyük avantajlardan biridir.
Histeroskopinin sağladığı temel avantajlar şunlardır:
- Kesin tanı imkanı
- Kesi olmaması
- Hızlı iyileşme
- Düşük ağrı seviyesi
- Hastanede yatış gerektirmemesi
- Estetik kaygı yaratmaması
Tanısal ve Operatif Histeroskopi Ameliyatı Arasındaki Farklar Nelerdir?
Histeroskopi tek bir teknik olsa da uygulanış amacı ve kapsamına göre iki farklı şapka takar. Bunlardan ilki “Tanısal Histeroskopi”, diğeri ise “Operatif Histeroskopi”dir.
Tanısal histeroskopi, işin dedektiflik kısmıdır. Amaç sorunun “ne olduğunu” ve “nerede olduğunu” bulmaktır. Genellikle açıklanamayan kanamalar veya kısırlık şüphesi olduğunda başvurulur. Bu işlemde kullanılan aletler o kadar incedir ki çoğu zaman anesteziye bile gerek duyulmadan, ofis şartlarında yapılabilir. Hasta işlem sırasında dikkatli olabilir, doktoruyla konuşabilir ve hatta ekrandan kendi rahim içini izleyebilir. Bu hastanın kendi bedeni hakkında bilgi sahibi olması açısından da çok değerlidir.
Operatif histeroskopi ise cerrahi müdahale aşamasıdır. Tanısal işlem sırasında bir sorun saptandığında veya daha önceden varlığı bilinen bir kitle (miyom, polip gibi) olduğunda devreye girer. Burada kullanılan histeroskopun içinde, minik makaslar, yakıcı uçlar veya doku tıraşlayıcıların geçebileceği kanallar vardır. İşlem yapılacak müdahalenin büyüklüğüne göre genellikle anestezi altında yapılır. Ancak burada da karın açılmadığı için korkulacak bir ameliyat durumu söz konusu değildir; bu vücut bütünlüğünü koruyan hassas bir mikro-cerrahidir.
Hangi Durumlarda Histeroskopi Ameliyatı Gerekli Görülür?
Histeroskopiye ihtiyaç duyulan durumlar oldukça geniştir ve genellikle kadının yaşam kalitesini düşüren veya anne olma hayallerini erteleyen sorunlarla ilgilidir. Eğer jinekolojik sağlığınızla ilgili açıklanamayan durumlar varsa, bu yöntem çoğu zaman kesin cevabı verir.
En sık başvuru nedenlerinin başında adet düzensizlikleri gelir. Adetlerin aşırı yoğun olması, ara kanamalar veya menopoz sonrası beklenmedik lekelenmeler, rahim içinde yolunda gitmeyen bir şeylerin habercisidir. Bu kanamanın sebebi basit bir hormonal dengesizlik mi, yoksa içeride büyüyen bir et parçası mı? Bunu anlamanın en net yolu içeriye bakmaktır.
İkinci büyük grup ise infertilite yani kısırlık problemi yaşayan hastalardır. Gebelik oluşmuyorsa veya tekrarlayan düşükler yaşanıyorsa, “tohumun ekileceği toprağı” yani rahim içini kontrol etmek şarttır. Rahim içindeki şekil bozuklukları, perdeler veya yapışıklıklar bebeğin tutunmasını fiziksel olarak engelliyor olabilir.
Ayrıca rahim içi araçların (spiral) ipinin kopması veya kaybolması durumunda da histeroskopi kurtarıcıdır. İpin görülmediği durumlarda körlemesine yapılan çekme işlemleri yerine, kamera ile girip spirali görerek nazikçe çıkarmak çok daha güvenlidir.
Histeroskopinin en sık kullanıldığı durumlar şunlardır:
- Açıklanamayan kısırlık
- Tekrarlayan düşükler
- Anormal vajinal kanamalar
- Rahim içi polipler
- Submuköz miyomlar
- Rahim içi yapışıklıklar
- Rahim içi perde
- Kaybolmuş spiral
- Tüp bebek başarısızlıkları
Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz
Tüp Bebek Tedavisinde Histeroskopi Ameliyatı Neden Bu Kadar Önemlidir?
Tüp bebek süreci, çiftler için hem maddi hem de manevi olarak yıpratıcı olabilen, büyük umutlarla çıkılan bir yolculuktur. Bu yolculukta başarıyı şansa bırakmamak gerekir. Histeroskopi, tüp bebek tedavisinde “başarısızlık riskini minimize eden” en kritik stratejik hamlelerden biridir.
Ultrasonografide rahmi tamamen “normal” ve “pürüzsüz” görünen kadınların bile önemli bir kısmında, histeroskopi ile bakıldığında ince detaylarda sorunlara rastlanabilmektedir. Bu sorunlar ultrasonda görülemeyecek kadar küçük polipler, hafif enfeksiyon odakları veya ince yapışıklıklar olabilir. Bu ufak tefek görünen pürüzler, laboratuvar ortamında büyük emeklerle geliştirilen kaliteli bir embriyonun rahme tutunmasını engelleyebilir.
Tüp bebek öncesi yapılan histeroskopiyi bir “implantasyon estetiği” veya “zemin hazırlığı” olarak düşünebilirsiniz. Amaç embriyonun en rahat edeceği, en konforlu yatağı hazırlamaktır. Varsa pürüzler giderilir, rahim içi doku hafifçe uyarılarak kanlanmanın artması sağlanır. Özellikle daha önce başarısız tüp bebek denemesi olan hastalarda, bir sonraki denemeden önce mutlaka histeroskopik değerlendirme yapılması, başarı ibresini yukarıya taşımaktadır.
Histeroskopi Ameliyatı ile Polip ve Miyomlar Nasıl Temizlenir?
Rahim içinde en sık karşılaştığımız “istenmeyen misafirler” polipler ve miyomlardır. Bunları, ayakkabınızın içindeki küçük bir taşa benzetebilirsiniz. Belki çok büyük değillerdir ama sürekli rahatsızlık verir, kanama yapar ve yer kaplayarak gebeliğe engel olurlar.
Eskiden bu yapıları temizlemek için “kürtaj” dediğimiz kazıma yöntemi kullanılırdı. Ancak kürtaj körlemesine yapılan bir işlemdir. Cerrah içeriyi görmeden hisleriyle hareket eder. Bu durumda küçük bir polip gözden kaçabilir veya tam kökünden alınamayabilir. Histeroskopik yöntemde ise şansa yer yoktur. Cerrah, polipi veya miyomu ekranda karşısında görür.
İşlem sırasında histeroskopun ucundan çıkan özel aletler kullanılır. Bunlar bazen elektrikli bir halka, bazen minik bir makas olabilir. Lezyon, rahim duvarına zarar verilmeden, sadece kendi kökünden nazikçe kesilir. Eğer miyom büyükse, tek parça halinde çıkarmak zor olacağı için, içeride küçük parçalara ayrılarak (morselasyon) dışarı alınır. Bu yöntemin en büyük güzelliği, rahim duvarının geri kalan sağlam dokusuna dokunulmamasıdır. Böylece rahim, doğal yapısını ve fonksiyonunu korumaya devam eder.
Rahim İçi Perde (Septum) Histeroskopi Ameliyatı ile Nasıl Düzeltilir?
Bazı kadınlar, anne karnındayken gelişimsel bir farklılık sonucu “uterin septum” dediğimiz rahim içi perde ile dünyaya gelirler. Normalde tek ve geniş bir oda olması gereken rahim boşluğu, ortadan inen bir duvarla ikiye bölünmüş veya daralmış haldedir. Bu durum bebeğin büyüyebileceği alanı ciddi şekilde kısıtlar. Bebek büyümeye başladığında bu duvara çarpar ve ne yazık ki düşükler veya erken doğumlar yaşanabilir.
Eskiden bu perdeleri düzeltmek büyük bir ameliyat sebebiydi. Karın açılır, rahim kesilir, perde alınır ve rahim yeniden dikilirdi. Bu çok ağrılı ve iyileşmesi aylar süren bir süreçti. Bugün ise histeroskopi sayesinde bu işlem “bıçaksız” halledilebilmektedir.
Histeroskop ile rahme girildiğinde, bu perde net bir şekilde görülür. Özel enerji kaynakları veya makaslar kullanılarak bu duvar ortadan kesilir. Yan duvarlara dokunulmaz, sadece ortadaki engel kaldırılır ve rahim tek, geniş bir boşluk haline getirilir. İşlem genellikle 20-30 dakika sürer ve hasta aynı gün evine yürüyerek gider. Bu basit dokunuş, daha önce defalarca düşük yapmış bir kadının, sağlıklı bir gebelikle bebeğini kucağına almasını sağlayan mucizevi bir değişime dönüşür.
Asherman Sendromu ve Yapışıklıklar Histeroskopi Ameliyatı ile Açılabilir mi?
Rahim içi yapışıklıklar, genellikle daha önce geçirilmiş travmatik kürtajlar, enfeksiyonlar veya cerrahiler sonrasında rahim ön ve arka duvarlarının birbirine yapışması durumudur. Asherman Sendromu olarak bilinen bu tablo adet kanamasının azalmasına, bazen tamamen kesilmesine ve şiddetli kısırlığa yol açar. Rahim içi adeta “kilitlenmiş” gibidir:
Histeroskopi, Asherman Sendromu’nun tedavisinde eldeki tek ve en güçlü kozdur. Ancak bu işlem cerrah açısından ciddi bir tecrübe ve sabır gerektirir. Çünkü yapışık dokuları açarken sağlam duvara zarar vermemek çok ince bir ayar gerektirir. Cerrah, yapışık olan bantları milim milim birbirinden ayırarak rahim boşluğunu yeniden oluşturur.
Bu işlem bir restorasyon çalışması gibidir. Amaç sadece boşluğu açmak değil rahim iç tabakasının (endometrium) yeniden sağlıklı bir şekilde büyümesine izin vermektir. İleri düzey yapışıklıklarda bazen tek seans yetmeyebilir, işlemin aşamalı olarak yapılması gerekebilir. Yapışıklıklar açıldıktan sonra tekrar oluşmasını engellemek için rahim içine geçici süreyle jeller veya balonlar konulabilir. Başarılı bir cerrahi sonrası, adet döngüsü yeniden başlar ve gebelik şansı geri kazanılır.
Histeroskopi Ameliyatı Sırasında Ağrı Hissedilir mi?
Hastalarımızın en çok merak ettiği ve çekindiği konu genellikle ağrıdır. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki histeroskopi ağrı yönetimi konusunda oldukça esnek ve konforlu bir işlemdir.
Sadece tanı amaçlı yapılan basit ofis histeroskopilerinde, kullanılan aletler çok ince olduğu için çoğu zaman genel anesteziye gerek bile duyulmaz. Belki sadece rahim ağzına ufak bir lokal uyuşturma yapılır. Hasta işlem sırasında hafif bir adet sancısına benzer kramp hissedebilir ancak bu kesinlikle dayanılmayacak bir acı değildir. İşlem biter bitmez bu his de kaybolur.
Ancak miyom çıkarma, septum kesme veya yoğun yapışıklık açma gibi daha kapsamlı cerrahi işlemler yapılacaksa, hastamızın konforunu riske atmayız. Bu durumlarda sedasyon veya hafif genel anestezi tercih edilir. Yani hasta derin bir uykuya dalar, hiçbir şey hissetmez, rüya görür ve uyandığında her şey bitmiş olur. “Ameliyat oldum” hissiyatı yaşamadan, sanki güzel bir uykudan uyanmış gibi kendine gelir.
Uygulanan anestezi yöntemleri şunlardır:
- Lokal anestezi
- Sedasyon
- Genel anestezi
- Spinal anestezi
İletişime Geç!
Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz
Histeroskopi Ameliyatı İçin En Doğru Zamanlama Ne Zamandır?
Histeroskopi, acil kanama durumları hariç, randevulu ve planlı yapılan bir işlemdir. Zamanlamanın doğru yapılması, cerrahın görüş kalitesini ve işlemin başarısını doğrudan etkiler. İdeal zaman, adet kanamasının tamamen bittiği günleri takip eden ilk haftadır. Yani adet döngüsünün yaklaşık 6. ile 10. günleri arası en uygun aralıktır.
Neden bu dönem seçilir? Çünkü adet kanamasıyla birlikte rahim iç tabakası dökülür ve incelir. Kanama bittikten hemen sonraki bu günlerde, rahim içi en ince ve en sakin halindedir. Bu incelik, içerideki polip, miyom veya yapışıklık gibi sorunların saklanacak yer bulamadan “kabak gibi” ortaya çıkmasını sağlar. Adet döngüsünün ilerleyen günlerinde rahim duvarı tekrar kalınlaşmaya başlar ve bu kalınlaşma küçük sorunları gizleyebilir. Ayrıca bu dönemde yumurtlama henüz gerçekleşmediği için, olası bir erken gebelik ihtimali de ortadan kaldırılmış olur, işlem güvenle yapılır.
Histeroskopi Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Zorlu mudur?
Histeroskopinin hastalara sunduğu en büyük hediye, iyileşme sürecinin şaşırtıcı derecede hızlı ve rahat olmasıdır. “Ameliyat” denilince akla gelen o yatak döşek yatma süreçleri burada geçerli değildir. İşlemden sonra hastalarımız genellikle birkaç saat dinlenip, çaylarını içtikten sonra yürüyerek evlerine giderler.
Eve dönüldüğünde hafif kasık ağrıları veya adet sancısına benzer dolgunluk hissi olabilir; bunlar basit ağrı kesicilerle çok kolay kontrol altına alınır. İlk birkaç gün lekelenme tarzında, açık renkli hafif kanamalar görülmesi beklenen ve gayet normal bir durumdur. Vücudunuzda herhangi bir kesi, dikiş veya yara olmadığı için pansuman derdiniz de yoktur.
Hastaların büyük çoğunluğu ertesi gün işlerine, okullarına veya sosyal hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilirler. Ancak enfeksiyon riskini sıfıra indirmek adına, iyileşme tamamlanana kadar kısa bir süre dikkat edilmesi gereken bazı yasaklar olabilir. Doktorunuz size özel bir süre belirtmediyse, genellikle cinsel ilişki, havuz ve küvet banyosuna kısa bir ara verilmesi önerilir. İyileşme süreci, hayatınızın akışını durduran bir engel değil sadece kısa bir dinlenme molası gibidir:
İyileşme sürecinde görülebilecek durumlar şunlardır:
- Hafif kasık ağrısı
- Lekelenme tarzı kanama
- Omuz ağrısı
- Hafif halsizlik
- Gaz sancısı
Histeroskopi Ameliyatı Riskli Bir İşlem midir?
Tıpta yapılan en basit müdahalenin, hatta kan aldırmanın bile kendine göre riskleri vardır. Histeroskopi de bir tıbbi müdahaledir ve potansiyel riskleri mevcuttur. Ancak ehil ellerde, tecrübeli uzmanlar tarafından yapıldığında bu riskler son derece düşüktür ve yönetilebilir durumdadır.
Literatürde en sık bahsedilen riskler arasında rahim delinmesi (perforasyon), kanama veya işlem sırasında kullanılan sıvıya bağlı geçici dengesizlikler yer alır. Rahim delinmesi kulağa korkutucu gelse de histeroskopi sırasında kullanılan aletler çok ince olduğu için oluşan delikler genellikle küçüktür. Rahim kası kendini çok hızlı onaran bir doku olduğu için çoğu zaman ek bir ameliyata gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir. Enfeksiyon riski ise sterilizasyon kurallarına uyulduğunda yok denecek kadar azdır.
Burada kilit nokta tecrübedir. İleri düzey bir cerrah, sadece sorunu çözmeye odaklanmaz, aynı zamanda komplikasyonları öngörüp önlem alır. Örneğin daha önce çok sayıda karın ameliyatı geçirmiş bir hastada anatominin değişmiş olabileceğini bilir ve buna göre daha temkinli ilerler. Riskler her zaman vardır ama doğru ellerde bu riskler minimuma indirilir.
Genital Estetik ve Fonksiyonellik Açısından Histeroskopi Ameliyatı Neyi İfade Eder?
Histeroskopiye sadece bir hastalık tedavi yöntemi olarak bakmak eksik olur. Bu aynı zamanda bir organ koruma sanatıdır. “Genital estetik” ve “fonksiyonel cerrahi” bakış açısıyla yapılan histeroskopi, kaba bir temizlik işlemi değildir. Hedef, hastalığı yok ederken, kadının doğurganlık potansiyelini ve organ bütünlüğünü pamuklara sararak korumaktır.
Geçmişte “büyük cerrah büyük kesi yapar” anlayışı varken, bugün “mükemmel cerrah iz bırakmayan cerrahtır” görüşü hakimdir. Histeroskopi, rahmin doğal yapısını bozmadan, onu orijinal fabrika ayarlarına döndürmeyi hedefler. Özellikle henüz anne olmamış genç kadınlarda, rahim ağzının zorlanmaması, rahim iç duvarının zarar görmemesi hayati önem taşır.
Ayrıca bu minimal invaziv yaklaşım kadının psikolojisini de pozitif etkiler. Vücudunda bir ameliyat izi taşımamak, o “hasta” psikolojisinden hızla sıyrılmayı sağlar. Sabah operasyon geçirip akşam arkadaşlarınızla yemeğe çıkabildiğiniz bir teknoloji, modern tıbbın kadına verdiği değerin bir göstergesidir. Sağlığınız ve geleceğiniz için, rahim içi problemlerin çözümünde bu ileri teknolojinin sunduğu imkanlardan faydalanmak, atılacak en bilinçli adımdır. Pelvik sağlığınızın bütünlüğünü korumak, sadece bugününüzü değil geleceğinizi de inşa etmektir.
İzmir’de Histeroskopi Ameliyatı Fiyatları Ne Kadar ?
Ortalama Histeroskopi Ameliyatı fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.
Histeroskopi Ameliyatı Yaptıranların Yorumları
Histeroskopi Ameliyatı yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.
Histeroskopi Ameliyatı Yapan Doktorlar
Histeroskopi Ameliyatı kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygun alt yapıya sahip klinik veya hastanelerde yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Histeroskopi ameliyatı sonrası adet düzeni genellikle birkaç ay içinde normale döner. İlk birkaç adet döngüsünde gecikme, lekelenme ya da yoğunluk değişiklikleri yaşanabilir, ancak bunlar geçicidir.
Rahimde yeniden polip, miyom ya da yapışıklık oluşması gibi durumlarda histeroskopi tekrarlanabilir. Ayrıca tam iyileşme sağlanamayan ya da semptomları devam eden hastalarda da tekrar gerekebilir.
Evet, özellikle rahim içi yapışıklık, polip veya septum gibi yapısal sorunlar giderildiyse gebelik şansı belirgin şekilde artabilir. Ancak başarı, yaş ve diğer fertilite faktörlerine de bağlıdır.
Evet, her cerrahi işlemde olduğu gibi histeroskopi sonrası da enfeksiyon riski vardır. Ateş, kötü kokulu akıntı veya kasık ağrısı gibi belirtiler varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Çoğu hasta histeroskopi sonrası 1-2 gün içinde normal aktivitelerine dönebilir. Tam iyileşme ve rahim içi dokunun toparlanması ise genellikle birkaç hafta sürer.
Genellikle ameliyat sonrası kanama durduktan ve enfeksiyon riski geçtikten sonra, yani yaklaşık 1-2 hafta sonra cinsel ilişkiye izin verilir. Ancak doktor önerisi dikkate alınmalıdır.
Evet, menopoz sonrası kanama gibi durumların nedenini araştırmak için histeroskopi kullanılabilir. Bu sayede rahim içi patolojiler net şekilde değerlendirilir ve gerekirse müdahale edilir.
Rahim içi yerleşimli submukozal miyomlar histeroskopik olarak alınabilir, ancak miyomların tekrarlama riski vardır. Bu durum genetik, hormonal ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişir.
Evet, hafif kasık ağrısı ve kramp tarzı rahatsızlıklar histeroskopi sonrası normaldir ve genellikle birkaç gün içinde geçer. Şiddetli ve uzun süren ağrılar ise değerlendirme gerektirir.
İlk günlerde ağır egzersiz ve cinsel ilişkiden kaçınılmalı, hijyen kurallarına özen gösterilmeli ve doktorun önerdiği kontroller ihmal edilmemelidir. Herhangi bir olağandışı belirti fark edilirse hekime başvurulmalıdır.
Histeroskopi ameliyatı, yapılan işlemin türüne göre değişmekle birlikte genellikle 15 ila 60 dakika arasında sürer. Tanısal histeroskopi daha kısa sürede (yaklaşık 15–30 dakika) tamamlanırken, cerrahi girişim gerektiren durumlarda süre 1 saate kadar uzayabilir.
Histeroskopi işlemi için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, özellikle de Jinekolojik Cerrahi konusunda deneyimli bir hekim tercih edilmelidir.
