Genital bölge dolgusu, dış genital bölgede yaşa bağlı hacim kaybı, sarkma ve kırışıklık gibi estetik sorunların giderilmesi amacıyla uygulanan dolgu işlemidir. Hyaluronik asit içerikli dolgu maddeleri kullanılarak bölgeye hacim kazandırılır, cilt kalitesi artırılır ve daha genç bir görünüm sağlanır.

Genital bölge dolgusuyla vajinal gençleştirme sağlanabilir; özellikle dış dudaklarda oluşan hacim kaybı ve buruşukluklar belirgin şekilde azaltılır. Bu işlem, lazer veya cerrahi yöntemlere alternatif olarak tercih edilebilir ve kısa sürede etkili sonuçlar verir.

Cinsel işlev bozukluklarında destekleyici olarak genital dolgu uygulamaları, kadınların özgüvenini artırabilir. Dolgu işlemi, cinsel ilişki sırasında yaşanan bazı fiziksel rahatsızlıkları hafifletmeye yardımcı olabilir; özellikle doğum sonrası dönemde tercih edilmektedir.

Genital dolgu işlemi sonrası iyileşme süresi oldukça kısadır ve günlük hayata hemen dönülebilir. İşlem lokal anestezi altında yapılır, genellikle 15–30 dakika sürer ve kalıcılığı ortalama 6–12 ay arasında değişir.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Genital bölge dolgusu, özellikle dış genital yapılar olan büyük dudaklar (labia majora) ve vajina girişinde hacim kaybı, sarkma, asimetri gibi estetik ve fonksiyonel sorunların giderilmesi amacıyla dolgu maddesi enjeksiyonu ile yapılan medikal estetik uygulamadır.
Kullanım Amaçları – Dış dudakların hacmini artırmak – Sarkma ve yaşlanma etkilerini azaltmak – Estetik görünümü gençleştirmek – Vajinal kuruluğa bağlı hassasiyetin azaltılması – Cinsel ilişkide konforun artırılması
Uygulama Bölgeleri – Labia majora (büyük dudaklar) – Mons pubis (genital bölgenin üst kısmı) – Vajina girişi
Kullanılan Dolgu Maddeleri – Hyalüronik asit içerikli medikal dolgular – Kişinin kendi yağ dokusu (lipofilling) – Bazı durumlarda kollajen uyarıcı maddeler
Uygulama Süreci İşlem lokal anestezi altında yapılır. Dolgu, ince iğne veya kanül yardımıyla ilgili bölgeye enjekte edilir. Ortalama 20–30 dakika sürer. Hasta işlem sonrası günlük yaşantısına dönebilir.
Etki Süresi – Hyalüronik asit dolgular: 6–18 ay – Yağ enjeksiyonu: Kısmen kalıcı olabilir, ancak emilim oranına göre tekrar gerekebilir.
Kimler İçin Uygundur – Doğum, kilo kaybı veya yaşlanma sonrası dış genital görünümde değişiklik yaşayanlar – Cinsel özgüven kaybı yaşayan veya estetik kaygı duyan kadınlar – Cerrahi istemeyen ama hafif–orta dereceli hacim kaybı yaşayan bireyler
Avantajları – Cerrahi işlem gerektirmez – Kısa sürede tamamlanır ve iyileşme süreci hızlıdır – Estetik görünümde belirgin iyileşme sağlar – Cinsel yaşamda pozitif etkiler oluşturabilir
Olası Yan Etkiler – Geçici şişlik, morarma, ağrı – Dolgunun dengesiz yerleşmesi veya asimetri – Nadiren enfeksiyon veya doku reaksiyonu – Yağ dolgusunda kısmi erime ve hacim kaybı
Dikkat Edilmesi Gerekenler – İşlem sonrası bölge hijyenine dikkat edilmeli – İlk 24–48 saat ağır egzersiz ve cinsel ilişkiden kaçınılmalı – Enjeksiyon bölgesi düzenli kontrol edilmeli – Etki süresi dolduğunda tekrar uygulama gerekebilir
Kontrendikasyonlar – Aktif genital enfeksiyon – Dolgu maddesine karşı alerji – Kanama bozuklukları – Bağışıklık sistemi zayıflığı olan bireyler
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Genital Bölge Dolgusu Nedir?

Genital bölge dolgusu, dış genital bölgede (özellikle labia majora) hacim kaybı, sarkma veya yaşlanma belirtilerini gidermek amacıyla yapılan estetik bir işlemdir. Genellikle hyaluronik asit bazlı dolgu maddeleri kullanılır. Lokal anestezi altında uygulanır ve işlem sonrası iyileşme süreci kısadır. Estetik görünümü düzeltmenin yanı sıra bazı durumlarda cinsel fonksiyonları da olumlu etkileyebilir.

Genital Bölge Dolgusu Neden İhtiyaç Haline Gelir?

Vücudumuzdaki değişim süreci aslında yirmili yaşların ortasından itibaren başlıyor. Yerçekimi, kolajen üretiminin azalması ve yaşam tarzımız, dokuların yavaş yavaş direncini kaybetmesine neden oluyor. Genital bölge de bu süreçten bağımsız değil. Özellikle kadınlarda “büyük dudaklar” olarak adlandırdığımız dış bölgenin dolgunluğunu yitirmesi, erkeklerde ise penis kalınlığının yetersiz bulunması veya yaşla birlikte doku kalitesinin düşmesi, estetik kaygıların temelini oluşturuyor.

Bu bölgedeki form kaybı sadece görsel bir mesele olarak algılanmamalıdır. Doku zayıfladığında veya hacim kaybettiğinde, koruyuculuk işlevini de yerine getiremeyebiliyor. Yani estetik bir dokunuş yaparken aslında bölgenin sağlığını ve fonksiyonunu da desteklemiş oluyoruz. Bu ihtiyaçlar bazen tamamen yapısal özelliklerden, bazen de dış faktörlerden kaynaklanabiliyor.

Genital bölgede yaşlanmayı ve hacim kaybını hızlandıran temel faktörler şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • İlerleyen yaş
  • Menopoz süreci
  • Östrojen hormonu azalması
  • Hızlı kilo alıp verme
  • Gebelik süreçleri
  • Normal doğum travmaları
  • Sigara kullanımı
  • Kötü beslenme alışkanlıkları
  • Kronik stres
  • Bağ dokusu zayıflığı

Bu faktörlerin bir veya birkaçı bir araya geldiğinde, genital bölgede sönük, kırışık ve canlılığını yitirmiş bir görünüm ortaya çıkıyor. Dolgu uygulamaları işte bu kaybolan hacmi yerine koyarak zamanı biraz olsun geri almamıza yardımcı oluyor.

Kadınlarda Labia Majora Dolgusu Hangi Sorunları Çözer?

Kadın dış genital organının en belirgin kısmı olan labia majora, yani büyük dudaklar, gençlik döneminde içi dolu, gergin ve pürüzsüz bir yapıdadır. Bu yapı iç dudakları ve vajina girişini bir yorgan gibi örterek dış etkenlerden korur. Ancak zamanla bu bölgedeki yağ yastıkçıkları eridiğinde, büyük dudaklar söner ve üzerindeki deri büzüşerek kırışır.

Bu durum ortaya çıktığında hastalarımız genellikle iki temel şikayetle başvururlar. Birincisi, iç çamaşırı veya mayo giydiklerinde oluşan görüntüden rahatsız olmalarıdır. İkincisi ve belki de daha önemlisi, dış dudaklar hacim kaybettiğinde iç dudakların dışarıya doğru sarkması ve açıkta kalmasıdır. Bu açıklık, iç çamaşırına sürtünme, tahriş, sık mantar enfeksiyonları ve vajinal kuruluk gibi sorunları beraberinde getirir.

Büyük dudaklara yapılan dolgu işlemiyle şunları hedefliyoruz:

  • Hacim artışı
  • Kırışıklıkların giderilmesi
  • Sarkmaların toparlanması
  • Vajinal açıklığın kapanması
  • Nem desteği sağlanması
  • Cilt kalitesinin artırılması
  • Daha genç bir görünüm

Dolayısıyla bu işlem sadece bir “güzelleştirme” seansı değil aynı zamanda bölgenin anatomik bütünlüğünü korumaya yönelik koruyucu bir hekimlik uygulamasıdır. İşlem sonrası hastalarımız hem aynadaki görüntüden memnun kalmakta hem de sürtünmeye bağlı o rahatsız edici hisden kurtulmaktadır.

Dolgu Malzemeleri Arasında Hyaluronik Asit ve Yağ Transferi Farkı Nedir?

Genital bölgeye hacim kazandırmak istediğimizde elimizde iki güçlü silahımız var: Hyaluronik asit (hazır dolgular) ve otolog yağ transferi (kişinin kendi yağı). Her iki yöntemin de kendine has avantajları ve protokolleri bulunuyor. Hangi yöntemin seçileceği, hastanın beklentisine, ayırabileceği zamana ve vücut yapısına göre belirleniyor.

Hyaluronik Asit (HA), laboratuvar ortamında üretilen ancak vücudumuzun yapı taşlarıyla birebir uyumlu olan jelsi bir maddedir. Vücutta zaten var olan bu madde, su tutma kapasitesi sayesinde uygulandığı bölgeye sadece hacim vermekle kalmaz, aynı zamanda yoğun bir nem desteği sağlar. “Ben ameliyat ortamına girmek istemiyorum, öğle arasında gelip yaptırayım, hemen işime döneyim” diyenler için idealdir. Pratikliği ve güvenilirliği en büyük avantajıdır. Ayrıca sonuç beğenilmezse eritilerek geri alınabilir olması hastalara büyük bir konfor alanı sağlar.

Diğer taraftan yağ transferi, biraz daha meşakkatli ama kalıcılığı daha yüksek bir yöntemdir. Bu işlemde hastanın karın, bel veya bacak içinden alınan yağlar özel işlemlerden geçirilerek genital bölgeye transfer edilir. Kendi dokunuz olduğu için alerji riski sıfırdır.

Yağ transferi yönteminin aşamaları şunlardır:

  • Liposuction ile yağ alımı
  • Yağın saflaştırılması
  • Transfer kanülleriyle enjeksiyon
  • Masaj ile şekillendirme

Yağ transferinde bilmeniz gereken en kritik nokta, transfer edilen yağın yaklaşık yarısının ilk altı ay içinde vücut tarafından emileceğidir. Bu yüzden işlem sırasında planlanan hacimden biraz daha fazlası enjekte edilir. Geriye kalan yağlar ise sizinle birlikte yaşlanmaya devam eder, yani kalıcılığı çok daha uzundur.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

Erkeklerde Penis Kalınlaştırma Dolgusu Nasıl Bir Değişim Sağlar?

Erkek estetiğinde son yılların en popüler uygulamalarından biri olan penis kalınlaştırma dolguları, cerrahi riskleri almak istemeyen erkekler için mükemmel bir alternatiftir. Burada amaç boy uzatmak değil penisin çevre ölçüsünü (girth) artırmaktır. Penisin hem sönük (flask) hem de ereksiyon halindeki kalınlığı, görsel tatmin açısından oldukça önemlidir.

Bu işlemde genellikle yüksek hacimli dolgu malzemeleri kullanılır. Yüz bölgesinde 1-2 tüp dolgu büyük değişimler yaratırken, penis gibi geniş yüzeyli bir organda tatmin edici bir kalınlaşma sağlamak için çok daha yüksek miktarlara ihtiyaç duyarız. “Damat Dolgusu” olarak da bilinen bu prosedürde hedef, penisin doğal formunu bozmadan, homojen bir kalınlaşma sağlamaktır.

Penis kalınlaştırma dolgusunun sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Gözle görülür kalınlaşma
  • Sönük haldeki görünümün iyileşmesi
  • Cerrahi risklerin olmaması
  • Kısa uygulama süresi
  • Hızlı sosyal hayata dönüş
  • Özgüven artışı

Klinik deneyimlerimiz gösteriyor ki yaklaşık 15-20 cc civarında yapılan dolgu uygulamaları, penis çevresinde 2 ila 3 santimetreye varan bir kalınlaşma sağlayabiliyor. Bu artış, hem hasta hem de partneri için hissedilebilir ve tatmin edici bir fark yaratıyor. Üstelik kullanılan dolgular zamanla erise bile, belirli aralıklarla yapılan küçük takviyelerle bu görünümü korumak mümkündür.

Dolgu İşleminin Erken Boşalma Üzerinde Etkisi Var Mıdır?

Bu soru, hastalarımızdan sıkça duyduğumuz ve cevabı oldukça yüz güldürücü olan bir konudur. Evet, penis kalınlaştırma amacıyla yapılan dolgu uygulamalarının, erken boşalma sorunu üzerinde olumlu yan etkileri vardır. Bu durum işlemin doğrudan bir tedavi yöntemi olmasından ziyade, dolgu maddesinin yarattığı bariyer etkisinden kaynaklanır.

Penis başı (glans) ve gövdesi, sinir uçları bakımından oldukça zengindir. Aşırı hassasiyet, boşalma refleksinin kontrolsüzce tetiklenmesine neden olabilir. Cilt altına yerleştirilen hyaluronik asit dolgusu, sinir uçları ile dış ortam arasında yumuşak bir yastıkçık görevi görür. Bu bariyer, penisteki hissi yok etmeden, sadece aşırı duyarlılığı bir miktar törpüler.

Bu mekanizmanın sağladığı faydalar şunlardır:

  • Duyarlılığın dengelenmesi
  • Uyarılma eşiğinin yükselmesi
  • Boşalma süresinin uzaması
  • Cinsel performans artışı
  • Kontrol hissinin güçlenmesi

Hastalarımız işlemden sonra cinsel ilişkiden aldıkları hazzın azalmadığını, aksine sürenin uzaması ve görsel tatminin artmasıyla birlikte genel cinsel kalitenin yükseldiğini belirtmektedirler. Yani tek bir işlemle hem estetik kaygılar giderilmekte hem de fonksiyonel bir soruna destek olunmaktadır.

Uygulama Sırasında Ağrı veya Acı Hissedilir Mi?

Genital bölge denildiğinde hastaların aklına gelen ilk soru genellikle “Çok acıyacak mı?” oluyor. Bu endişe son derece anlaşılabilir olsa da günümüz anestezi teknikleri sayesinde bu işlemler oldukça konforlu bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Hastalarımızın konforu bizim için sonucun kendisi kadar önemlidir.

Hyaluronik asit dolgusu yapılacaksa, işlemden önce bölgeye güçlü lokal anestezik kremler uygulanır ve bir süre beklenir. Ardından, diş hekimlerinin kullandığına benzer çok ince iğnelerle bölgesel uyuşturma yapılır. Bu aşamadan sonra hasta dokunmayı hissetse bile ağrı hissetmez.

Eğer tercih edilen yöntem yağ transferi ise, işin içine yağ alma (liposuction) süreci girdiği için genellikle sedasyon anesteziyi tercih ediyoruz. Sedasyon, damardan verilen ilaçlarla oluşturulan hafif bir uyku halidir.

Anestezi ve konfor yönetiminde kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Güçlü anestezik kremler
  • Bölgesel lokal anestezi
  • Sedasyon uygulaması
  • Soğuk uygulama
  • Titreşimli ağrı azaltıcılar

İşlem sırasında hastalarımızla sohbet edebilir durumda oluyoruz veya sedasyon altındalarsa tatlı bir uykuda oluyorlar. İşlem sonrasında ise dayanılmayacak bir ağrıdan ziyade, hafif bir ödem ve hassasiyet hissi oluşabiliyor ki bu da basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabiliyor.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    İyileşme Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

    İşlemin başarısı sadece doktorun el becerisine değil aynı zamanda hastanın iyileşme döneminde kurallara ne kadar uyduğuna da bağlıdır. Dolgu uygulamaları her ne kadar “öğle arası işlemi” gibi görünse de dokunun dolgu maddesini kabul etmesi ve şeklinin oturması için belirli bir süreye ihtiyaç vardır. Kadın ve erkek anatomisindeki farklılıklar, iyileşme protokollerinde de bazı ayrışmalara neden olur.

    Her iki cinsiyet için de geçerli olan genel kurallar, enfeksiyon riskini minimize etmek ve ödemi artırmamak üzerinedir. İlk birkaç gün ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak, bölgeyi temiz ve kuru tutmak temel prensiptir. Ancak asıl kritik nokta, dolgunun yer değiştirmesini engellemektir.

    İyileşme sürecinde uzak durulması gerekenler şunlardır:

    • Kaynar su ile banyo
    • Sauna kullanımı
    • Hamam ortamı
    • Kaplıca havuzları
    • Dar kıyafetler
    • Ağır spor aktiviteleri
    • Bisiklete binmek
    • Ata binmek

    Sıcak ortamlar damarların genişlemesine ve ödemin artmasına neden olduğu için özellikle ilk hafta kesinlikle önerilmemektedir. Dolgunun dokuyla bütünleşmesi ve “tutunması” için serin ve baskısız bir ortam gereklidir.

    Kadın ve Erkeklerde Cinsel Perhiz Süresi Neden Farklıdır?

    Genital dolgu uygulamalarından sonra hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de cinsel hayata ne zaman dönebilecekleridir. Burada kadın ve erkek hastalarımız için farklı takvimler işlemektedir. Bu farklılığın sebebi, dolgunun uygulandığı alanın mekanik özellikleri ve iyileşme dinamiğidir.

    Kadınlarda labia majora (büyük dudak) dolgusu yapıldığında, bölgenin sürtünmeye ve baskıya maruz kalmaması çok önemlidir. Dolgu maddesinin ezilmemesi ve homojen yapısını koruması gerekir. Bu nedenle kadın hastalarımızda cinsel perhiz süresi genellikle 1 ay olarak belirlenir. Bu süre zarfında doku tamamen iyileşir ve dolgu maddesi doku ile bütünleşir.

    Erkeklerde penis dolgusu sonrasında ise durum biraz daha spesifiktir. Penisin ereksiyon yeteneği ve hareketli yapısı, dolgunun yerleşimini etkileyebilir.

    Erkek hastalar için özel bakım kuralları şunlardır:

    • Üç hafta cinsel perhiz
    • Mastürbasyon yasağı
    • Düzenli masaj uygulaması
    • Sıkı iç çamaşırı kullanımı (ilk günler)
    • Gece ereksiyonlarının kontrolü

    Erkeklerde özellikle masaj uygulaması kritiktir. İşlemden sonraki iki hafta boyunca, doktorun tarif ettiği şekilde yapılacak nazik masajlar, dolgunun topaklanmasını engeller ve penisin her noktasında eşit bir kalınlık elde edilmesini sağlar. 3 haftalık perhiz süresi dolmadan ilişkiye girmek, dolgunun yer değiştirmesine ve asimetrik görüntülere yol açabilir.

    Sigara Kullanımı Sonucu Nasıl Etkiler?

    Bir hekim olarak her fırsatta vurguladığımız gibi, sigara kullanımı estetik işlemlerin en büyük düşmanıdır. Genital dolgu uygulamalarında da bu kural değişmez. Sigaranın içindeki toksik maddeler ve nikotin, kan damarlarını büzerek dokulara giden oksijen miktarını ciddi oranda azaltır. Oksijensiz kalan dokunun iyileşmesi yavaşlar ve kalitesi düşer.

    Özellikle yağ transferi yaptıran hastalar için sigara çok daha büyük bir risktir. Vücudun bir yerinden alıp başka bir yerine taşıdığımız yağ hücreleri, yeni yerlerinde hayatta kalabilmek için o bölgedeki damarlardan beslenmek zorundadır. Sigara içen birinde bu beslenme ağı zayıf olduğu için transfer edilen yağların büyük bir kısmı ne yazık ki tutunamaz ve erir.

    Sigara kullanımının yarattığı olumsuzluklar şunlardır:

    • Yara iyileşmesinde gecikme
    • Enfeksiyon riskinde artış
    • Yağ hücrelerinin ölümü
    • Dolgu kalıcılığının azalması
    • Cilt kalitesinde bozulma
    • Doku nekrozu riski

    Bu nedenle işlemden en az iki hafta önce sigarayı bırakmak ve iyileşme dönemi boyunca içmemek, elde edilecek sonucun başarısını doğrudan etkiler. Eğer kalıcı ve güzel bir sonuç istiyorsanız, sigaraya veda etmek atacağınız en büyük adımdır.

    Kimler Bu İşlemler İçin Uygun Aday Değildir?

    Her ne kadar dolgu işlemleri minimal invaziv olsa da herkes bu prosedürler için uygun aday olmayabilir. Hasta güvenliği her zaman estetik kaygıların önünde gelir. Genel sağlık durumu iyi olan 18 yaşını doldurmuş ve gerçekçi beklentilere sahip bireyler genellikle uygun adaylardır. Ancak bazı tıbbi durumlar ve geçmiş hikayeler, bu işlemleri yapmamıza engel teşkil edebilir.

    Özellikle erkek hastalarda anatomik bozukluklar ve geçmiş cerrahiler belirleyici faktördür. Penisin yapısını bozan ciddi travmalar veya daha önce geçirilmiş başarısız cerrahiler, dolgu uygulamasını riskli hale getirebilir.

    Uygulamanın yapılmasının sakıncalı olduğu durumlar şunlardır:

    • Penil protez (mutluluk çubuğu) varlığı
    • Aktif genital enfeksiyonlar
    • Kontrolsüz diyabet hastalığı
    • Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları
    • Hamilelik süreci
    • Emzirme dönemi
    • Ciddi bağışıklık sistemi sorunları
    • Peyronie hastalığı (ileri evre)

    Bu tür durumlarda hastalarımızı riske atmamak adına işlemi gerçekleştirmiyor veya öncelikle mevcut sağlık sorunlarının tedavisine yönlendiriyoruz. Ayrıca penil protez olan hastalarda dolgu uygulaması kesinlikle yapılmaz, çünkü iğne girişi protezin mekanizmasına zarar verebilir ve ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.

    Genital Estetiğin Psikolojik Etkileri Nelerdir?

    Genital estetik prosedürleri genellikle fiziksel bir değişim gibi algılansa da aslında en büyük etkiyi kişinin ruh dünyasında yaratır. Beden algısı, kişinin kendine duyduğu güvenin temel taşlarından biridir. Genital bölgesindeki görünümden memnun olmayan bireylerde, zamanla içe kapanma, partnerinden utanma ve cinsel yaşamdan kaçınma gibi davranışlar gelişebilir.

    Erkeklerde penis boyutu veya kalınlığı ile ilgili kaygılar, “soyunma odası sendromu” olarak bilinen sosyal fobiyi tetikleyebilir. Kadınlarda ise yaşlanma belirtileri veya doğum sonrası deformasyonlar, kişinin kadınlık algısını zedeleyebilir.

    İşlem sonrası gözlemlediğimiz psikolojik kazanımlar şunlardır:

    • Özgüvende belirgin artış
    • Bedenle barışma
    • Cinsel isteksizliğin azalması
    • Partner ilişkisinde iyileşme
    • Sosyal kaygıların giderilmesi
    • Kendini daha çekici hissetme

    İzmir’de Genital Bölge Dolgusu Fiyatları Ne Kadar ?

    Ortalama Genital Bölge Dolgusu fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.

    Genital Bölge Dolgusu Yaptıranların Yorumları

    Genital Bölge Dolgusu yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.

    Genital Bölge Dolgusu Yapan Doktorlar

    Genital Bölge Dolgusu kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygun alt yapıya sahip klinik veya hastanelerde yapılır.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Genital bölge dolgusu genellikle dış genital bölgede hacim kaybı, sarkma, kırışıklık veya simetri bozukluğu gibi estetik sorunları gidermek amacıyla yapılır. Ayrıca gençleştirme ve dolgun bir görünüm sağlamak için tercih edilir.

    Hyaluronik asit içerikli dolgular nem tutucu özelliğe sahip olduğu için vajinal kuruluk ve buna bağlı hassasiyet şikayetlerinde de olumlu etkiler gösterebilir. Bu etki genellikle ek fayda olarak değerlendirilir.

    Dolguların etkisi kişiye ve kullanılan malzemeye bağlı olarak genellikle 12 ila 18 ay sürer. Zamanla vücut tarafından emilen dolgu, istenirse yeniden uygulanarak etki süresi uzatılabilir.

    İşlem sonrası ilk birkaç gün bölgedeki dolgunluk hissi nedeniyle hafif rahatsızlık yaşanabilir. Ancak genellikle ciddi hareket kısıtlılığı olmaz ve kişiler kısa sürede normal aktivitelerine dönebilir.

    Dolgu uygulaması dış genital bölgedeki hacmi artırarak kişinin özgüvenini yükseltebilir. Bazı kadınlarda bu dolgunluk, cinsel ilişki sırasında temas hissini de artırarak cinsel hazzı olumlu yönde etkileyebilir.

    Aktif genital enfeksiyonu olanlar, bağ dokusu hastalıkları bulunanlar veya dolgu maddelerine alerjisi olan bireyler için önerilmez. Hamilelik ve emzirme döneminde de işlem genellikle ertelenir.

    Çoğunlukla hyaluronik asit bazlı, vücutla uyumlu ve alerji riski düşük dolgular tercih edilir. Bu maddeler hem güvenli hem de doğal görünümlü sonuçlar sağlar. Kullanılan ürün doktor tarafından belirlenir.

    Dolgu maddeleri kalıcı değildir; vücut tarafından zamanla emilir. Bu nedenle kalıcı etki için belirli aralıklarla işlemin tekrarlanması gerekir. Uygulama süresi kısa ve tekrar edilebilir yapıdadır.

    Genital dolgu, hacim artırmaya yönelik enjeksiyon işlemi iken; labioplasti, genital dudakların cerrahi olarak küçültülmesi veya şekillendirilmesidir. Estetik amaçlar benzer olsa da yöntemleri farklıdır.

    İlk 48 saat bölgeye baskı uygulamaktan, sauna-hamam gibi sıcak ortamlardan ve cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Ayrıca hijyen kurallarına dikkat etmek enfeksiyon riskini azaltmak açısından önemlidir.

    Genital bölge dolgusu işlemi, lokal anestezi altında yapılan ve ortalama 20-30 dakika süren bir uygulamadır.

    Genital bölge dolgusu, estetik jinekoloji alanında uzmanlaşmış jinekologlar veya medikal estetik konusunda deneyimli dermatologlar tarafından uygulanır.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku