Anorgazmi tedavisi, kadınlarda orgazm olamama ya da orgazma ulaşmada zorluk yaşanması durumunun nedenlerine yönelik planlanan çok yönlü bir tedavi sürecidir. Psikolojik, hormonal veya anatomik faktörler tedavi yaklaşımını belirler ve uzman hekim eşliğinde yönetilir.

Anorgazminin nedenleri arasında cinsel travmalar, stres, vajinal enfeksiyonlar, hormon dengesizlikleri ve pelvik taban kas zayıflıkları yer alır. Bu faktörlerin detaylı değerlendirilmesi, kişiye özel tedavi planının oluşturulmasında kritik rol oynar.

Anorgazmi tedavisinde kullanılan yöntemler arasında cinsel terapi, pelvik taban egzersizleri, PRP ve lazer uygulamaları gibi yenilikçi medikal yaklaşımlar bulunur. Tedavi süreci multidisipliner olup, bazen jinekolog ve psikolog iş birliğini gerektirir.

Tedavi sürecinde eş desteği ve çift terapisi de önemli katkı sağlar. Cinsel iletişimin güçlendirilmesi, partnerin anlayışlı yaklaşımı ve sürece dahil olması, başarı oranını artırır. Anorgazmi tedavi edilebilir bir durumdur; erken müdahale önemlidir.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Anorgazmi Nedir? Anorgazmi, kadının cinsel ilişki sırasında orgazm olamaması ya da orgazma ulaşmada belirgin güçlük yaşaması durumudur.
Türleri Primer anorgazmi: Kadının hiç orgazm yaşamamış olmasıSekonder anorgazmi: Daha önce orgazm olmuşken sonradan bu yetinin kaybı
Nedenleri Psikolojik (anksiyete, cinsel travma, ilişki sorunları), hormonal, nörolojik bozukluklar, bazı ilaçların yan etkileri ve anatomik problemler anorgazmiye neden olabilir.
Tanı Süreci Ayrıntılı jinekolojik muayene, hormonal değerlendirme, psikoseksüel öykü ve gerekirse psikiyatri konsültasyonu ile tanı konur.
Tedavi Yaklaşımı Nedene yönelik çok yönlü tedavi planı yapılır; medikal, psikolojik ve bazen cerrahi yöntemler birlikte uygulanabilir.
Psikoterapi Cinsel terapi ve çift terapisi, özellikle psikolojik kökenli anorgazmilerde temel tedavi yöntemidir.
Hormon Tedavisi Östrojen, testosteron veya diğer hormon düzeylerindeki bozukluklara yönelik düzenleyici tedaviler uygulanabilir.
PRP ve Lazer Uygulamaları Vajinal gençleştirme ve dokusal canlanma sağlamak amacıyla PRP (platelet rich plasma) ve fraksiyonel lazer yöntemleri kullanılabilir.
G Noktası Dolgusu G noktası olarak bilinen bölgeye hyaluronik asit dolgu uygulanarak cinsel hazzın artırılması ve orgazm duyarlılığının güçlendirilmesi hedeflenebilir.
Kapsamlı Yaklaşımın Önemi Anorgazmi tedavisinde fiziksel, hormonal ve psikolojik faktörler birlikte ele alınmalı, bireye özel bütüncül bir yaklaşım izlenmelidir.
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Anorgazmi Tedavisi Nedir?

Anorgazmi tedavisi, kişinin orgazm olamama sorununun nedenine göre planlanan, cinsel terapi, medikal tedavi ve yaşam tarzı değişikliklerini içeren çok yönlü bir yaklaşımdır. Tedavi, psikolojik destek, hormon düzenlemesi veya altta yatan hastalıkların tedavisini kapsayabilir. Cinsel terapistler, jinekologlar veya psikiyatristler sürece dahil olabilir. Amaç, cinsel işlevin sağlıklı ve tatmin edici şekilde yeniden kazanılmasıdır.

Anorgazmi Türleri Nelerdir ve Sizin Durumunuz Hangisine Uyuyor?

Tedaviye başlamadan önce sorunun doğru haritalandırılması gerekir. Çünkü her kadının anatomisi ve fizyolojisi farklı olduğu gibi, yaşadığı orgazm sorununun karakteri de farklıdır. Klinik değerlendirmelerde anorgazmi, genellikle orgazmın tetiklenme biçimine veya hangi koşullarda gerçekleşmediğine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, uygulanacak tedavinin (O-Shot, G-Shot veya Cerrahi) belirlenmesinde kilit rol oynar.

En sık karşılaşılan türlerin başında Koital (Vajinal) Anorgazmi gelir. Bu durumu yaşayan kadınlar, ön sevişme sırasında veya klitorislerine doğrudan uyarı aldıklarında orgazm olabilirken, cinsel birleşme esnasında orgazm olamazlar. Toplumda bu durum bazen bir eksiklik gibi algılansa da aslında kadınların büyük bir çoğunluğunu etkileyen anatomik bir gerçekliktir. Vajina içerisindeki duyarlılığın azalması veya vajina genişliği nedeniyle sürtünmenin yetersiz kalması bu tablonun temel sebeplerindendir. Tedavi yaklaşımı, vajina içi duyarlılığı artırmaya yöneliktir.

Diğer bir tür ise Klitoral Anorgazmidir. Bu daha spesifik bir durumdur. Kişi, en yoğun sinir uçlarının bulunduğu klitoris bölgesine doğrudan temas edilmesine rağmen orgazma ulaşamaz. Bu durum genellikle klitoris üzerindeki deri dokusunun kalınlığı veya bölgedeki kanlanma azlığı ile ilişkilidir. Sinir uçlarına yeterli uyarı gitmediği için haz eşiği aşılamaz.

Son olarak Durumsal Anorgazmiden bahsetmek gerekir. Kişi bazı dönemlerde, belirli mekanlarda veya sadece belirli partnerlerle orgazm olabilirken, diğer durumlarda olamaz. Psikolojik faktörlerin daha baskın olduğu düşünülse de genital bölgenin biyolojik kapasitesini artırmak, bu tür dalgalanmaları yaşayan kadınlarda da süreci kolaylaştırır ve kişinin kontrolü eline almasını sağlar.

Anorgazmiye Yol Açan Fiziksel ve Biyolojik Nedenler Nelerdir?

Cinsel işlev bozuklukları söz konusu olduğunda, sorunun kaynağını sadece stres veya yorgunlukta aramak eksik bir yaklaşımdır. Vücudumuz yıllar içinde değişir ve bu değişimler genital dokuları doğrudan etkiler. Anorgazminin altında yatan nedenler genellikle “organik” kökenlidir; yani doku kalitesi, hormonlar ve anatomik yapıyla ilgilidir.

Biyolojik ve fiziksel nedenler şunlardır:

  • İlerleyen yaş
  • Menopoz
  • Östrojen eksikliği
  • Zorlu vajinal doğumlar
  • Hormonal dengesizlikler
  • Kronik hastalıklar
  • İlaç yan etkileri
  • Pelvik taban zayıflığı
  • Doku elastikiyet kaybı
  • Kan dolaşımı bozuklukları
  • Sinir hasarları

Bu faktörlerin her biri, genital bölgedeki “mikro çevreyi” bozar. Özellikle menopoz ve yaşlanma ile birlikte bölgeye giden kan akışı azalır. Kanlanmanın azalması demek, dokuların beslenememesi, incelmesi ve en önemlisi sinir uçlarının duyarlılığını kaybetmesi demektir. Benzer şekilde birden fazla normal doğum yapmış kadınlarda vajinal kanalda genişleme ve doku gevşekliği oluşabilir. Bu gevşeme, cinsel ilişki sırasında gerekli olan mekanik sürtünmeyi (friksiyonu) azaltır. Sürtünme azaldığında, beyne giden haz sinyalleri zayıflar ve orgazm için gereken “eşik değer” aşılamaz. İşte rejeneratif tedaviler tam da bu organik açığı kapatmak için devreye girer.

O-Shot (Orgazm Aşısı) Tedavisi Anorgazmi Sorununda Nasıl Etki Gösterir?

Rejeneratif tıbbın jinekoloji alanındaki en güçlü silahlarından biri O-Shot, yani bilinen adıyla Orgazm Aşısıdır. Bu yöntem vücudun kendi iyileştirme mekanizmalarını kullanarak genital bölgeyi biyolojik olarak gençleştirmeyi hedefler. İşlem hastanın kendi kanından elde edilen Trombositten Zengin Plazma’nın (PRP) kullanılmasına dayanır. Kanımızda dolaşan trombositler, sadece yaraları iyileştirmekle kalmaz, içerdikleri yoğun büyüme faktörleri sayesinde dokuları yeniden inşa etme yeteneğine sahiptir.

O-Shot uygulamasında, özel işlemlerle ayrıştırılan bu zengin plazma, klitoris çevresi ve vajina içerisindeki hassas noktalara enjekte edilir. Amaç bu bölgelerdeki “uykuda olan” kök hücreleri uyandırmaktır. Büyüme faktörleri, enjekte edildikleri bölgede yeni kılcal damarların oluşmasını sağlar. Yeni damarlar, bölgeye daha fazla kan, oksijen ve besin taşır. Kanlanmanın artmasıyla birlikte zamanla körelmiş veya hassasiyetini yitirmiş sinir uçları onarılır ve yeniden aktif hale gelir.

O-Shot tedavisinin sağladığı temel faydalar şunlardır:

  • Klitoral duyarlılık artışı
  • Vajinal uyarılma artışı
  • Orgazma ulaşma kolaylığı
  • Cinsel istek artışı
  • Vajinal kuruluk tedavisi
  • Ağrılı ilişki giderilmesi
  • Doku gençleşmesi
  • İdrar kaçırma kontrolü
  • Cilt kalitesi artışı

Bu biyolojik yenilenme süreci, dışarıdan sentetik bir madde verilmediği için son derece doğaldır. Kişinin kendi kanı kullanıldığından alerji veya doku reddi gibi riskler barındırmaz. Etki mekanizması, uyarılma eşiğini düşürerek kadının çok daha kolay ve güçlü bir şekilde orgazm olabilmesine zemin hazırlar.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

G-Shot (G Noktası Büyütme) Uygulaması ile Cinsel Haz Nasıl Artırılır?

O-Shot dokusal bir iyileşme sağlarken, G-Shot işlemi daha çok anatomik ve mekanik bir desteğe odaklanır. Özellikle vajinal yolla orgazm olmakta zorlanan (koital anorgazmi) kadınlar için geliştirilmiş spesifik bir prosedürdür. G noktası, vajinanın ön duvarında, girişten yaklaşık birkaç santimetre içeride yer alan ve sinir ağları açısından zengin olduğu kabul edilen özel bir bölgedir. Bu bölgenin cinsel ilişki sırasında uyarılması, vajinal orgazmın en önemli tetikleyicisidir.

Ancak bazı kadınlarda bu bölge anatomik olarak silik olabilir veya vajina duvarının yapısı gereği cinsel birleşme sırasında penis ile yeterli teması kuramayabilir. G-Shot işlemi, bu bölgeye Hyaluronik Asit dolgusu enjekte edilerek yapılan bir büyütme (augmentasyon) işlemidir. Yüz dolgularında kullanılan malzemeye benzer olan bu madde, G noktasının bulunduğu alanı hafifçe kabartır ve vajina kanalına doğru çıkıntılı hale getirir.

G-Shot işleminin klinik avantajları şunlardır:

  • G noktası belirginleşmesi
  • Mekanik sürtünme artışı
  • Vajinal haz yoğunlaşması
  • Orgazm süresinin kısalması
  • Cinsel tatmin artışı

Bu hacim artışı sayesinde, cinsel ilişki sırasında penis bu bölgeye daha yoğun bir baskı uygular. Artan temas yüzeyi ve basınç, sinirlerin daha güçlü uyarılmasını sağlar. Böylece kadının vajinal orgazm yaşama ihtimali ve hazzın şiddeti belirgin şekilde artırılır. İşlem oldukça kısa sürer ve etkisi hemen o akşam dahi hissedilebilir.

Lazer Teknolojileri ve Kombine Tedaviler Anorgazmiyi Nasıl Çözer?

Anorgazmi tedavisinde tek bir yöntem bazen yeterli olmayabilir; bu durumlarda teknolojinin gücünü birleştirmek gerekir. Özellikle doku gevşekliği ile birlikte his kaybı yaşayan hastalarda, O-Shot gibi biyolojik tedavilerin Lazer Vajinal Rejüvenasyon (yenileme) teknolojileriyle kombine edilmesi altın standart olarak kabul edilir. Lazer enerjisi, vajina duvarındaki bağ dokusunu kontrollü bir şekilde ısıtarak etki eder.

Bu termal ısı, gevşemiş kolajen liflerinin anında sıkılaşmasını sağlar ve uzun vadede yeni kolajen üretimini tetikler. Lazer işlemi vajinal kanalı sıkılaştırıp doku bütünlüğünü sağlarken, eş zamanlı yapılan O-Shot enjeksiyonu dokunun kanlanmasını ve sinirsel hassasiyetini artırır. Yani lazer yapıyı onarır, PRP ise bu yapıya can verir.

Lazer ve PRP kombinasyonunun etkileri şunlardır:

  • Vajinal sıkılaşma
  • Doku elastikiyeti artışı
  • Kan dolaşımı hızlanması
  • Sinirsel iletim iyileşmesi
  • Mukoza kalınlaşması
  • Nemlenme artışı
  • Genital gençleşme

Bu sinerjik yaklaşım özellikle menopoz dönemindeki kadınlarda veya doğum sonrası hem bolluk hem de hissizlik şikayeti olan hastalarda en yüksek hasta memnuniyetini sağlayan protokollerden biridir.

Cerrahi Yöntemler (Vajinoplasti ve Hudoplasti) Hangi Durumlarda Tercih Edilmelidir?

Minimal invaziv (ameliyatsız) yöntemler pek çok hasta için yeterli olsa da anatomik yapının belirgin şekilde bozulduğu durumlarda cerrahi estetik prosedürler devreye girmelidir. Bu operasyonlar estetik kaygıdan ziyade, cinsel fonksiyonu geri kazandırmak amacıyla yapılır. Eğer vajinal kanal, lazer ile toparlanamayacak kadar genişlemişse veya klitoris üzerinde mekanik bir engel varsa cerrahi şarttır.

Cerrahi müdahale gerektiren durumlar şunlardır:

  • İleri derece vajinal genişleme
  • Vajinal kas yırtıkları
  • Eski doğum dikiş izleri
  • Klitoris derisi fazlalığı
  • İç dudak sarkmaları
  • Vajinal giriş açıklığı
  • Pelvik organ sarkması

Vajinoplasti (Vajina Daraltma): Vajinal kasların ve dokuların cerrahi olarak sıkılaştırılması işlemidir. Genişlemiş vajina, cinsel ilişki sırasında “boşluk hissi” yaratır ve sürtünmeyi engeller. Sürtünme yoksa haz da yoktur. Bu ameliyatla vajina anatomik olarak eski sıkılığına kavuşturulur, böylece cinsel haz ve orgazm fonksiyonu fiziksel olarak mümkün hale gelir.

Hudoplasti (Klitoris Estetiği): Klitoris başı, orgazmın merkez üssüdür. Ancak bazı kadınlarda bu hassas bölge, kalın bir deri tabakasıyla (klitoral hud) örtülü olabilir. Bu durum klitorisin uyarılmasını engeller. Hudoplasti ile bu fazla deri alınarak klitoris başı açığa çıkarılır. Böylece en ufak bir uyarı bile doğrudan hissedilebilir hale gelir.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    Tedavi Süreci, Güvenlik ve İyileşme Aşamaları Nasıldır?

    Genital bölgeye yapılan işlemler hastalar için bazen endişe verici olabilir, ancak günümüz teknolojisiyle bu prosedürler son derece güvenli ve konforlu hale gelmiştir. Hasta seçimi doğru yapıldığında ve uzman ellerde uygulandığında yan etki riski minimaldir. İşlemlerin çoğu hastanede yatış gerektirmeyen, günlük hayatı aksatmayan uygulamalardır.

    İşlem güvenliği ve konforuyla ilgili detaylar şunlardır:

    • Lokal anestezi kullanımı
    • Ağrısız uygulama
    • Kısa işlem süresi
    • Hızlı sosyal hayata dönüş
    • Düşük komplikasyon riski
    • İz bırakmayan teknikler
    • Yüksek hasta konforu

    O-Shot ve G-Shot gibi enjeksiyon işlemleri klinik ortamında, sadece bölgesel uyuşturma ile 10-15 dakikada tamamlanır. Hasta işlemden hemen sonra yürüyerek evine veya işine dönebilir. Cerrahi işlemler ise donanımlı hastane ortamında yapılır ve iyileşme süresi birkaç günü bulabilir. Ancak her iki durumda da amaç hastayı travmatize etmeden en hızlı şekilde sağlığına kavuşturmaktır. Rejeneratif tedavilerin etkisi genellikle 3 hafta içinde başlar ve doku yenilendikçe artarak devam eder.

    Genital Estetik Uygulamalarının Psikososyal ve Hijyenik Katkıları Nelerdir?

    Anorgazmi tedavisinin ve genital estetiğin etkileri sadece yatak odasıyla sınırlı kalmaz. Cinsellik, kadının özgüveninin ve beden algısının ayrılmaz bir parçasıdır. Cinsel işlev bozukluğu yaşayan veya genital bölgesinin görüntüsünden rahatsız olan kadınlar, sosyal hayatlarında da çekingenlik yaşayabilir, kendilerini yetersiz hissedebilirler.

    Bu tedavilerin sağladığı psikososyal ve hijyenik artılar şunlardır:

    • Özgüven artışı
    • Pozitif beden algısı
    • Partner ilişkisinde düzelme
    • Kaygı düzeyinde azalma
    • Genital hijyen kolaylığı
    • Enfeksiyon riskinde azalma
    • Kıyafet seçiminde özgürlük
    • Spor aktivitelerinde rahatlık

    Örneğin labioplasti (iç dudak estetiği) yapılan bir hasta, sadece estetik olarak değil dar kıyafetler giydiğinde veya spor yaparken yaşadığı sürtünme ve ağrıdan da kurtulur. Hijyen sağlamak kolaylaşır, terleme ve koku gibi problemler ortadan kalkar. Orgazm sorunu çözülen bir kadının ise genel yaşam enerjisi yükselir, stresi azalır ve duygusal olarak daha dengeli bir hale gelir.

    İzmir’de Anorgazmi Tedavisi Fiyatları Ne Kadar ?

    Ortalama Anorgazmi Tedavisi fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.

    Anorgazmi Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Anorgazmi Tedavisi yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.

    Anorgazmi Tedavisi Yapan Doktorlar

    Anorgazmi Tedavisi kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygun alt yapıya sahip klinik veya hastanelerde yapılır.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Primer (hiç orgazm yaşanmamış) ve sekonder (önceden orgazm olup sonradan kaybedilmiş) anorgazmi, tedavi yaklaşımını belirler. Primer olgularda eğitim ve terapi öne çıkarken, sekonderde altta yatan nedenler hedef alınır.

    Cinsel terapi, bireysel psikoterapi ve çift terapisi sık kullanılan yöntemlerdir. Özellikle stres, kaygı, geçmiş travmalar ve partnerle iletişim problemleri üzerine çalışılır.

    Östrojen, testosteron gibi hormonlarda dengesizlik varsa, hormon replasman tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi, cinsel isteği artırarak dolaylı yoldan orgazm sorununu da iyileştirebilir.

    Kegel gibi pelvik kas egzersizleri, genital bölgedeki kasların kontrolünü artırır ve orgazm kalitesini yükseltir. Düzenli uygulandığında anorgazmi tedavisine önemli katkı sağlar.

    G noktası dolgusu gibi işlemler, vajinanın duyarlılığını artırarak cinsel haz seviyesini yükseltir. Bu yöntem, bazı kadınlarda orgazm kapasitesini olumlu etkileyebilir.

    Cinsel isteği artıran bazı antidepresanlar, dopamin agonistleri ya da hormon içerikli ilaçlar tercih edilebilir. İlaç seçimi kişiye özel yapılmalı ve uzman takibinde olmalıdır.

    Tedavi süresi kişiye ve nedenine bağlıdır. Psikolojik nedenlere bağlı anorgazmilerde birkaç ay süren terapi gerekebilirken, medikal yaklaşımlarla daha hızlı sonuç alınabilir.

    Partner desteği, iletişim ve anlayış tedavide büyük fark yaratır. Çift terapileri sayesinde karşılıklı beklentiler anlaşılır ve cinsel uyum sağlanabilir.

    Evet, doğru yöntemlerle uygulanan tedavi sonucunda kadınlar tekrar orgazm yaşayabilir. Özellikle psikolojik veya geçici nedenlere bağlı anorgazmilerde başarı oranı yüksektir.

    Cerrahi işlemler nadiren gerekse de, anatomik bozukluklar ya da ileri düzey vajinal hissizlik durumlarında tercih edilebilir. Cerrahiye karar verirken tüm diğer tedaviler denenmiş olmalıdır.

    Anorgazmi tedavisinin süresi, altta yatan nedenlere, kişinin genel sağlık durumuna ve tedaviye yanıtına bağlı olarak değişiklik gösterir. Psikolojik kaynaklı anorgazmilerde terapi süreci 8-20 seans arasında sürebilirken, hormonal ya da fiziksel nedenlere bağlı vakalarda medikal tedaviyle birlikte bu süre daha kısa veya uzun olabilir.

    Anorgazmi sorunu yaşayan bireylerin başvurması gereken branş, sorunun olası fiziksel veya psikolojik nedenlerine göre değişebilir. Kadınlar için jinekoloji, erkekler için üroloji ilk başvuru noktası olabilir.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku