Gebelik takibi, anne ve bebeğin sağlığını korumak amacıyla düzenli yapılan tıbbi kontroller bütünüdür. İlk muayeneden itibaren, gebeliğin her döneminde planlı ve sistematik takiplerle olası riskler erken saptanarak önlem alınabilir.

İlk gebelik muayenesi, genellikle gebeliğin 6–8. haftaları arasında yapılır. Bu muayenede gebelik doğrulanır, tahmini doğum tarihi belirlenir ve kan-idrar testleri ile genel sağlık değerlendirmesi yapılır. Ultrasonografi ile bebeğin gelişimi ilk kez görüntülenir.

Trimesterlere göre gebelik takibi farklılık gösterir. İlk trimesterde genetik taramalar, ikinci trimesterde detaylı ultrason, üçüncü trimesterde ise doğuma hazırlık muayeneleri yapılır. Her muayenede bebeğin kalp atışları, gelişimi ve annenin genel durumu değerlendirilir.

Düzenli takip, gebelik komplikasyonlarının erken tanısını sağlar. Gebelik zehirlenmesi, gestasyonel diyabet ve erken doğum riski gibi durumlar bu kontroller sırasında tespit edilerek yönetilebilir. Böylece anne ve bebek için güvenli bir gebelik süreci sağlanır.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Gebelik Takibi Nedir? Gebelik takibi, anne ve bebeğin sağlığını izlemek ve olası komplikasyonları önceden belirlemek amacıyla yapılan düzenli muayene ve testlerdir.
İlk Muayene Zamanı Gebelik tanısı konulduktan hemen sonra yapılmalıdır; ideal olarak 6–8. haftalar arasında ilk muayene gerçekleştirilmelidir.
İzlem Sıklığı İlk 28 haftada ayda 1 kez, 28–36 haftalar arasında 2 haftada 1, 36. haftadan sonra haftada 1 kez takip önerilir.
Yapılan Testler Kan grubu, tam kan sayımı, TORCH taramaları, HBsAg, HIV, VDRL, idrar analizi, kan şekeri testleri gibi rutin testler uygulanır.
Ultrason İncelemeleri Gebelik süresince belirli haftalarda fetal gelişim ve anomalileri değerlendirmek için ultrasonografi yapılır.
İkili, Üçlü ve Dörtlü Testler 11–14. haftalarda ikili test, 16–20. haftalarda üçlü/dörtlü test ile Down sendromu ve diğer kromozomal anomaliler taranır.
Detaylı Ultrason (Anomali Taraması) 18–22. haftalar arasında yapılır; bebeğin organ gelişimi ve yapısal anormallikleri değerlendirilir.
Gebelikte Aşılar Tetanoz aşısı genellikle 20. haftadan sonra önerilir; grip aşısı ve COVID-19 aşıları da hekim önerisiyle uygulanabilir.
Gebelikte Takip Edilen Değerler Tansiyon, kilo artışı, kan şekeri, idrar tahlili, hemoglobin düzeyi ve fetal kalp atımı düzenli izlenir.
Riskli Gebelik Takibi Diyabet, hipertansiyon, çoğul gebelik, düşük tehdidi gibi durumlarda daha sık ve detaylı takip gereklidir.
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Gebelik Takibi Nedir?

Gebelik takibi, anne ve bebeğin sağlığını izlemek amacıyla hamilelik süresince yapılan düzenli tıbbi kontroller bütünüdür. Bu takiplerde ultrason, kan ve idrar testleri, tarama testleri ile bebeğin gelişimi ve annenin genel sağlık durumu değerlendirilir. Erken tanı ve müdahaleler sayesinde gebelikte oluşabilecek riskler en aza indirilir. Gebelik takibi, doğumun sağlıklı ve güvenli gerçekleşmesini sağlar.

Gebelik Takibi süreci neden sadece bebek için değil anne için de hayatidir?

Birçoğumuz gebelik takibini sadece ultrason ekranında bebeği görmek, kalp atışlarını duymak ve gelişimini izlemek olarak düşünürüz. Elbette bu işin en heyecanlı ve duygusal kısmı burasıdır. Ancak bir hekim gözüyle baktığımızda, bu süreç aslında annenin vücudunun dokuz ay boyunca geçirdiği muazzam değişimin yönetilmesi ve doğum sonrasına hazırlık aşamasıdır. Vücudunuzda meydana gelen hormonal değişimler, artan kan hacmi ve bağ dokusunun gevşemesi, aslında doğum anına hazırlık yapan fizyolojik mekanizmalardır.

Bu takip sürecinde yaptığımız her müdahale, aslında gelecekteki yaşam kalitenize bir yatırımdır. Örneğin gebelik sırasında alınan kiloların kontrolü veya kan şekerinin dengede tutulması, sadece o anı kurtarmakla kalmaz. Aşırı kilo alımı veya kontrolsüz diyabet, bebeğin irileşmesine neden olur. İri bir bebek ise doğum sırasında pelvik taban kaslarınıza, yani leğen kemiğinizin içini döşeyen o hamak şeklindeki kas yapısına çok daha fazla yük binmesi demektir. Bu da doğumdan yıllar sonra bile yaşayabileceğiniz idrar kaçırma veya rahim sarkması gibi sorunların tohumlarının atıldığı andır. Dolayısıyla gebelik takibi, aslında doğum sonrası estetik ve fonksiyonel sağlığınızı korumanın ilk adımıdır.

İlk Gebelik Takibi randevusunda hangi temel değerlendirmeler yapılır?

Gebeliğinizi öğrendiğinizde ve kliniğe ilk adımınızı attığınızda, genellikle 14. haftadan önce gerçekleşen bu ilk buluşma bizim için çok kıymetlidir. Bu görüşme, sadece tıbbi bir kayıt tutmak değil sizin vücut haritanızı çıkarmak gibidir. Sizi tanımak, genetik mirasınızı anlamak ve risklerinizi belirlemek isteriz.

Bu aşamada sizden detaylı bir öykü alırız. Daha önce kaç kez hamile kaldığınız, önceki doğumlarınızın nasıl geçtiği, ailenizde var olan kronik hastalıklar bizim için yol göstericidir. Çünkü genetik olarak bağ dokusu zayıflığına yatkın bir yapınız varsa, doğum sonrası sarkma problemlerine daha açık olabilirsiniz ve bunu bilmek takibi şekillendirir.

İlk muayenede istenen bazı temel tetkikler şunlardır:

  • Tam kan sayımı
  • Kan grubu tayini
  • Tiroid fonksiyon testleri
  • Açlık kan şekeri
  • İdrar analizi
  • Vitamin seviyeleri
  • Enfeksiyon taraması

Bu testlerin her biri, vücudunuzun bu maratona ne kadar hazır olduğunu gösterir. Örneğin demir eksikliği anemisi varsa, dokularınızın oksijenlenmesi azalır ve bu da doğum sonrası iyileşme sürecinizi, hatta doğumda oluşabilecek yaraların kapanma hızını olumsuz etkiler.

Gebelik Takibi sırasındaki tarama testleri pelvik sağlığınızı nasıl etkiler?

Gebelik ilerledikçe, 11-14. haftalar arasında ikili test, ilerleyen haftalarda ise gerekirse üçlü veya dörtlü tarama testleri yapılır. Bu testlerin birincil amacı bebeğin kromozomal sağlığını kontrol etmektir. Ancak bu dönemde yapılan ultrasonlar ve ölçümler, bize bebeğin büyüme hızı hakkında da bilgi verir.

Özellikle 24-28. haftalar arasında yapılan şeker yükleme testi (OGTT) çok kritik bir virajdır. Gebelik şekeri, sadece anlık bir metabolik sorun değildir. Eğer kontrol altına alınmazsa, bebeğin omuz ve gövde yapısının normalden geniş olmasına yol açar. Zorlu bir vajinal doğum, forseps veya vakum gibi yardımcı aletlerin kullanılmasına neden olabilir. Bu tür müdahaleli doğumlar ise pelvik taban kaslarında yırtılma ve sinir hasarı riskini ciddi oranda artırır. Bu nedenle gebelik takibinde şekerinizi kontrol altında tutmak, aslında gelecekteki vajinal sıkılığınızı korumak için attığınız en büyük adımdır.

Doğum öncesi son Gebelik Takibi vizitinde yapılan çatı muayenesi neyi belirler?

Gebeliğin sonlarına yaklaştığımızda, yani 36. haftadan sonra, kontrollerimiz sıklaşır. Bu dönemde yapılan pelvik değerlendirme, halk arasındaki adıyla çatı muayenesi, doğumun şeklini belirleyen en önemli andır. Bu muayene ile kemik yapınızın genişliğini ve yumuşak dokularınızın esnekliğini kontrol ederiz.

Bu değerlendirmenin amacı şudur: Bebeğin başı ile annenin leğen kemiği arasında bir uyumsuzluk var mı? Eğer kemik yapı çok darsa ve bebek iriyse, normal doğumda ısrar etmek, annenin pelvik tabanında geri dönüşü zor hasarlara yol açabilir. “Vajinal Relaksasyon” dediğimiz vajinal genişleme sendromunun temelleri genellikle bu zorlu doğumlarda atılır. Biz hekimler, bu muayene sonucunda eğer risk görüyorsak, hem bebeğin sağlığını hem de annenin gelecekteki genital fonksiyonlarını korumak adına doğum şeklini değiştirebiliriz. Bu karar, annenin ileride yaşayacağı idrar kaçırma veya cinsel tatminsizlik riskini minimize etmek için verilir.

Normal doğum Pelvik Taban üzerinde nasıl bir hasar bırakır?

Doğum, dünyanın en doğal olayı olsa da anatomik açıdan bakıldığında ciddi bir travmadır. Bebeğin doğum kanalından geçişi sırasında, vajinal kanalın çapı inanılmaz ölçüde genişler. Bu esneme sırasında kas lifleri, bağ dokusu ve bölgeyi besleyen sinirler gerilir. Bunu çok sıkı gerilmiş bir paket lastiğine benzetebilirsiniz. Lastik serbest bırakıldığında eski haline dönmeye çalışır, ancak yapısında mikro düzeyde kopmalar ve gevşemeler meydana gelmiştir. Artık eskisi kadar sıkı ve dirençli değildir.

Doğum travmasının yarattığı bazı anatomik sonuçlar şunlardır:

  • Kas lifi kopmaları
  • Bağ dokusu zayıflaması
  • Sinir sıkışmaları
  • Fasya yırtıkları
  • Pelvik organ sarkmaları
  • Vajinal genişleme

Bu hasarlar her kadında aynı şiddette olmaz. Bazı kadınların doku yapısı çok sağlamdır ve hızla toparlar. Ancak bazılarında, özellikle iri bebek, uzun süren ılınma evresi veya aletli doğumlarda hasar kalıcı olabilir. Bu kalıcı hasar, doğumdan aylar sonra bile kadının karşısına fonksiyonel sorunlar olarak çıkar.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

Vajinal Genişleme sorunu kadınlarda hangi şikayetlere yol açar?

Doğum sonrası en sık duyduğumuz yakınma, vajinal bolluk veya genişleme hissidir. Tıbbi adıyla “Vajinal Relaksasyon Sendromu”, kadının hem fiziksel hem de psikolojik dünyasını etkiler. Vajina, normalde içi boş bir silindir değildir; duvarları birbirine değen, kıvrımlı (rugalı) bir yapıdır. Ancak doğum sonrası bu kıvrımlar silinip, dokular esnediğinde vajina bir “boşluk” halini alabilir.

Kadınların bu durumu tarif ederken kullandığı ifadeler şunlardır:

  • Cinsel hissizlik
  • İlişkide hava sesi gelmesi
  • Tamponun düşmesi
  • Vajinaya su kaçması
  • Sık tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Orgazm güçlüğü

Bu belirtiler sadece estetik bir kaygıdan ibaret değildir. Vajinal genişlik, vajinanın doğal florasını bozarak enfeksiyonlara zemin hazırlar. Ayrıca idrar torbasının desteğini kaybetmesiyle birlikte öksürürken veya hapşırırken idrar kaçırma gibi sosyal hayatı kısıtlayan sorunlar da bu tabloya eşlik edebilir.

Partnerleri etkileyen Kayıp Penis Sendromu nedir?

Bu konu çiftler arasında konuşulması en zor, ancak ilişkileri en derinden etkileyen durumlardan biridir. Vajinal genişleme sadece kadının değil erkek partnerin de cinsel deneyimini değiştirir. “Kayıp Penis Sendromu” dediğimiz durum vajinal dokuların gevşemesi nedeniyle ilişki sırasında penisin vajina duvarlarına yeterince temas edememesi ve sürtünme hissinin kaybolmasıdır.

Erkek partner, penisin sanki bir boşluktaymış gibi olduğunu hissederken, kadın da partnerinin varlığını algılayamaz. Cinselliğin temel mekanizması olan sürtünme ve kavrama hissi azaldığında, her iki taraf için de hazza ulaşmak zorlaşır, uyarılma süresi uzar ve orgazm kalitesi düşer. Bu durum zamanla çiftlerin cinsel ilişkiden soğumasına, erkeğin performans kaygısı yaşamasına, kadının ise yetersizlik hissine kapılmasına neden olabilir. Oysa ki bu tamamen mekanik ve anatomik bir sorundur; sevginin azalmasıyla değil dokuların değişmesiyle ilgilidir ve çözümü mümkündür.

Kötü iyileşmiş Epizyotomi izleri neden ağrı yapar?

Doğum sırasında bebeğin çıkışını kolaylaştırmak için yapılan kesilere epizyotomi denir. İdeal şartlarda bu kesi düzgünce dikilir ve iz bırakmadan iyileşir. Ancak enfeksiyon, dikişlerin erken açılması veya kişinin yara iyileşme potansiyelinin düşük olması gibi nedenlerle bu bölgede “skar” dediğimiz sert nedbe dokuları oluşabilir.

Bu dokular sağlıklı cilt gibi esnek değildir. Sert, girintili çıkıntılı ve hissiz olabilirler. En büyük problem ise cinsel ilişki sırasında ortaya çıkar. İlişki esnasında vajina girişi esnediğinde, bu sert skar dokusu esneyemez ve gerilerek ağrıya, acıya, batma hissine neden olur. Buna “Disparoni” diyoruz.

Kötü iyileşmiş epizyotomi izlerinin yol açtığı sorunlar şunlardır:

  • Cinsel ilişkide ağrı
  • Vajina girişinde asimetri
  • Estetik olmayan görüntü
  • Özgüven kaybı
  • Cinsel isteksizlik
  • Bölgesel hassasiyet

Bu ağrı beklentisi, kadının kendini kasmasına (vajinismus benzeri bir tabloya) ve cinsel ilişkiden tamamen kaçınmasına neden olabilir. Bu noktada yapılan düzeltme işlemi, sadece estetik değil ağrısız bir yaşam için gerekliliktir.

Vajina Daraltma ameliyatı için neden belli bir süre beklemek gerekir?

Doğumdan hemen sonra eski formunuza kavuşmak istemeniz çok doğaldır. Ancak cerrahi disiplin, sabırlı olmayı gerektirir. Biz uzmanlar, vajinoplasti (vajina daraltma) ameliyatı için doğumdan sonra en az 3 ila 6 ay beklenmesini şart koşarız.

Bunun çok önemli fizyolojik nedenleri vardır. Gebelik boyunca vücudunuzda artan hormonlar ve doğum stresi nedeniyle dokularınız ödemlidir ve kanlanması artmıştır. Doğumdan sonra rahim ve vajinal dokular “involüsyon” dediğimiz bir küçülme sürecine girer. Eğer bu süreç tamamlanmadan, dokular hala şiş ve gevşekken ameliyat yaparsak, yanıltıcı bir durumla karşılaşırız. Ödem indiğinde vajina bizim daralttığımızdan daha fazla daralabilir. Aşırı daralmış bir vajina ise, cinsel ilişkiyi imkansız hale getirecek kadar ciddi bir komplikasyondur. Ayrıca emzirme döneminde dokular daha kırılgan olabilir. Bu nedenle vücudun kendi doğal iyileşmesini tamamlamasına izin vermek, yapılacak ameliyatın başarısını ve kalıcılığını garanti altına alır.

Cerrahi işlem olan Vajinoplasti sırasında neler yapılır?

Vajinoplasti, basitçe bir doku çıkarma işlemi değildir; pelvik tabanın mimarisini yeniden inşa etme sanatıdır. Ameliyat genellikle genel anestezi veya spinal anestezi altında yapılır ve yaklaşık bir saat sürer. Amacımız sadece vajinayı daraltmak değil aynı zamanda destek dokusunu güçlendirmektir.

Ameliyatın temel aşamaları şunlardır:

  • Gevşemiş mukozanın çıkarılması
  • Kasların sıkılaştırılması
  • Fasyanın onarılması
  • Dikişlerin gizlenmesi
  • Vajina girişinin düzenlenmesi

Bu işlem sırasında vajinanın arka duvarını boylu boyunca açarız. Gevşemiş ve sarkmış olan fazla deriyi çıkarırız. Ancak asıl önemli adım, altta birbirinden ayrılmış olan kasları bulup, orta hatta tekrar birbirine dikerek sıkı bir “hamak” oluşturmaktır. Bu sayede vajina kanalı, doğum öncesi sıkılığına, hatta bazen daha iyi bir forma kavuşur. Kullanılan dikişler kendiliğinden eriyen türdedir, bu yüzden dikiş aldırma derdi olmaz.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    Perineoplasti işlemi vajinoplasti ile neden birlikte uygulanır?

    Vajinoplasti içerdeki genişliği toparlarken, perineoplasti “kapıyı” ve dış görünümü düzeltir. Perine, vajina girişi ile makat arasında kalan bölgedir. Doğum yırtıkları ve epizyotomi izleri tam bu bölgede yer alır. Vajina daraltma yapılıp giriş kısmı düzeltilmezse, estetik ve fonksiyonel bütünlük sağlanamaz.

    Perineoplasti ile vajina girişindeki o “açık ağız” görünümü giderilir. Kötü iyileşmiş dikiş izleri, girintiler ve çıkıntılar cerrahi olarak çıkarılır. Vajina girişi anatomik olarak olması gereken seviyeye yükseltilir. Böylece hem dışarıdan bakıldığında pürüzsüz ve estetik bir görünüm elde edilir hem de cinsel ilişki sırasındaki kavrama hissi maksimize edilir. Bu iki ameliyatın kombinasyonu, hastalarımızın memnuniyet oranının en yüksek olduğu “altın standart” yaklaşımdır.

    Doğum sonrası Labioplasti ihtiyacı neden doğar?

    Labioplasti, iç dudakların (labia minora) küçültülmesi işlemidir. Doğum, doğrudan iç dudakları büyütmez ancak gebelik hormonları ve bölgeye giden kan akışının artması, dokuların renginin koyulaşmasına ve bir miktar sarkmasına neden olabilir. Ayrıca yıllar içindeki yerçekimi etkisi ve kilo alıp vermeler de bu bölgenin formunu bozar.

    İç dudakların normalden büyük veya sarkık olması sadece görsel bir sorun değildir. Günlük hayatta da ciddi konfor kaybına yol açar. Dar pantolon, tayt veya mayo giydiğinizde “orada fazlalık var” hissi yaratır. Sürtünmeye bağlı tahriş ve kararma olabilir. Spor yaparken, bisiklete binerken acı verebilir. En önemlisi de cinsel ilişki sırasında içeriye kıvrılarak ağrıya neden olabilir.

    Labioplasti ile düzeltilen sorunlar şunlardır:

    • Asimetrik görünüm
    • Sürtünme ve tahriş
    • Hijyen zorluğu
    • Koku problemi
    • Özgüven eksikliği
    • Kıyafet seçiminde zorluk

    Bu işlem genellikle vajina daraltma ile aynı seansta yapılır. Böylece hasta tek bir iyileşme sürecinden geçerek tamamen yenilenmiş bir genital bölgeye kavuşur.

    Lazerle Vajina Daraltma kimler için uygun bir seçenektir?

    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte her hasta için ameliyat tek seçenek olmaktan çıkmıştır. Lazer veya radyofrekans gibi enerji bazlı cihazlar, cerrahiye alternatif değil ama çok güçlü birer tamamlayıcı olarak elimizi güçlendirmiştir. Bu yöntemler “bıçak altına yatmak” istemeyen veya durumu çok ileri düzeyde olmayan hastalar için harikadır.

    Bu işlemde vajina dokusuna kontrollü bir ısı enerjisi verilir. Bu ısı, dokuda mikroskobik düzeyde bir uyarılma yaratır. Vücut bu uyarıyı aldığında “burayı onarmam lazım” diyerek o bölgede taze kolajen üretimine başlar. Yeni kolajen demek, daha sıkı, daha nemli ve daha canlı bir doku demektir.

    Lazer tedavisinin avantajları şunlardır:

    • Anestezi gerektirmez
    • Ağrısızdır
    • Kesi veya dikiş yoktur
    • Hemen sosyal hayata dönülür
    • İyileşme süresi kısadır
    • Kuruluğu giderir

    Özellikle menopoz dönemine yaklaşan, vajinal kuruluk yaşayan veya doğum sonrası hafif düzeyde gevşekliği olan kadınlar bu işlemden büyük fayda görür. Ancak ciddi kas yırtığı ve organ sarkması varsa cerrahi şarttır.

    Genital Estetik ameliyatlarından sonra iyileşme süreci nasıldır?

    Hastalarımızın en çok endişe ettiği konulardan biri iyileşme sürecidir. “Çok ağrım olur mu?”, “Tuvaletimi yapabilir miyim?”, “Ne zaman işe dönerim?” gibi soruları sıkça duyarız. Aslında bu bölgenin kanlanması çok iyi olduğu için iyileşme hızı şaşırtıcı derecede yüksektir.

    Ameliyat sonrası hastanede genellikle bir gece kalırsınız. Bu hem ağrı kontrolü hem de ilk gün takibi için önemlidir. Ertesi gün yürüyerek evinize dönebilirsiniz. İlk birkaç gün otururken hafif bir sızlama veya batma hissi normaldir, ancak bu durum basit ağrı kesicilerle çok rahat kontrol altına alınır. Tuvalet ihtiyacınızı gidermenizde hiçbir sakınca yoktur, sadece temizliğe biraz daha özen göstermeniz gerekir.

    İyileşme döneminde dikkat edilecekler şunlardır:

    • Hijyen kurallarına uymak
    • İlaçları düzenli kullanmak
    • Bölgeyi kuru tutmak
    • Buz uygulaması yapmak
    • Bol kıyafetler giymek
    • Kabızlıktan kaçınmak

    Yaklaşık 3-5 gün içinde masa başı işinize dönebilirsiniz. Ancak tam iyileşme için 6 haftalık bir süreye ihtiyacımız var. Bu süre zarfında havuz, deniz, küvet banyosu, ağır sporlar ve cinsel ilişki yasaktır. 6 haftanın sonunda yapılan kontrolde dokuların tamamen iyileştiğini gördüğümüzde, hastamız yeni ve konforlu hayatına “merhaba” diyebilir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Gebelik takibi, genellikle son adet tarihinden itibaren 6. haftada başlar. İlk muayenede gebelik doğrulanır, rahim içi yerleşim kontrol edilir ve gerekli başlangıç testleri yapılır.

    Gebelik boyunca kan sayımı, idrar testi, kan grubu, tiroid fonksiyonları, enfeksiyon taramaları ve şeker yükleme gibi testler belirli haftalarda düzenli olarak yapılır.

    İlk 28 haftada 4 haftada bir, 28-36 haftalar arasında 2 haftada bir, son ay ise haftalık kontroller yapılır. Riskli gebeliklerde bu aralıklar daha sık olabilir.

    Gebelikte en az üç temel ultrason önerilir: ilk trimesterde gebelik doğrulama, ikinci trimesterde detaylı tarama ve üçüncü trimesterde büyüme takibi. Gerekli durumlarda daha sık yapılabilir.

    Aşırı kilo alımı gebelik diyabeti, yüksek tansiyon ve zor doğum gibi riskleri artırabilir. Bu nedenle düzenli kilo takibi ile anne ve bebek sağlığı korunur.

    Şeker hastalığı, hipertansiyon veya çoğul gebelik gibi durumlarda daha sık kontrol, ek testler ve detaylı ultrasonlar yapılır. Yakın izlem, komplikasyon riskini azaltır.

    Folik asit, demir, D vitamini ve omega-3 gibi takviyeler doktor önerisiyle kullanılır. Bunlar bebeğin gelişimi ve annenin sağlığı için önemlidir.

    Non-stres testi (NST), genellikle 32. haftadan itibaren uygulanır. Bebeğin kalp atışları ve hareketlerinin izlenmesini sağlar, özellikle riskli gebeliklerde sık kullanılır.

    Rahim ağzı uzunluğu, erken doğum riski açısından önemlidir. Özellikle önceden erken doğum öyküsü olanlarda bu ölçüm, doğumun zamanlamasını tahmin etmekte kullanılır.

    Evet, doğum sonrası ilk 6 hafta da gebelik takibinin bir parçasıdır. Bu süreçte annenin fiziksel ve ruhsal durumu değerlendirilir, emzirme desteği ve doğum kontrol planlaması yapılır.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku