Kürtaj, istenmeyen veya sağlık açısından riskli gebeliklerin tıbbi müdahale ile sonlandırılması işlemidir. Genellikle vakum aspirasyon yöntemiyle uygulanır ve uzman hekimler tarafından steril koşullarda gerçekleştirilir. İşlem, yasal süre sınırları içinde yapılmalıdır.
Kürtaj işlemi ne kadar sürer ve nasıl uygulanır sorusu sıkça merak edilir. İşlem genellikle 10-15 dakika sürer ve lokal ya da genel anestezi altında gerçekleştirilir. Rahim içi boşaltılarak gebelik sonlandırılır ve hasta aynı gün taburcu edilebilir.
Kürtaj sonrası iyileşme süreci, kadının genel sağlık durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Genellikle birkaç gün içinde günlük hayata dönülebilir. Ancak enfeksiyon riskine karşı hijyen kurallarına dikkat edilmeli, doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
Kürtajın yasal boyutu, Türkiye’de 10 haftaya kadar olan gebeliklerde kadının rızası ile serbesttir. Ancak bu süre aşıldığında, işlemin yapılabilmesi için sağlık kurulu kararı gerekir. Evli kadınlarda eş rızası da yasal olarak gereklidir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Kürtaj Nedir? | Kürtaj, istenmeyen gebeliğin sonlandırılması veya rahim içinden doku alınması işlemidir; tıbbi ve cerrahi yöntemlerle yapılabilir. |
| Yasal Süre Sınırı | Türkiye’de isteğe bağlı kürtaj, gebeliğin 10. haftasına kadar yasal olarak yapılabilir. Bu süreden sonra yalnızca tıbbi zorunluluk varsa mümkündür. |
| Tıbbi Nedenlerle Kürtaj | Bebekte ciddi anomalilerin tespit edilmesi, anne sağlığını tehdit eden durumlar gibi tıbbi nedenlerle gebelik sonlandırılabilir. |
| Uygulama Yöntemi | En sık kullanılan yöntem vakum aspirasyon tekniğidir; rahim içerisine negatif basınç uygulanarak gebelik materyali alınır. |
| İşlem Süresi | Genellikle 5–10 dakika sürer; lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. |
| Anestezi Türleri | Lokal (bölgesel) ya da genel (uyutularak) anestezi tercih edilebilir; hasta ve hekimin kararına göre uygulanır. |
| İşlem Öncesi Hazırlık | Jinekolojik muayene, ultrason ile gebelik haftası doğrulama, kan grubu ve bazı temel kan testleri yapılır. |
| İşlem Sonrası Takip | Kanama, enfeksiyon bulguları ve rahim toparlanması açısından hasta birkaç gün takip edilmelidir. |
| Komplikasyonlar | Enfeksiyon, aşırı kanama, rahim duvarında zedelenme, parça kalması gibi nadir görülen riskler olabilir. |
| Cinsel İlişki ve Gebelik Sonrası | Kürtaj sonrası genellikle 2 hafta cinsel perhiz önerilir; doğurganlık kısa sürede geri dönebilir, bu nedenle doğum kontrolü önemlidir. |
Kürtaj Nedir?
Kürtaj, istenmeyen veya sağlıksız gebeliklerin sonlandırılması amacıyla rahim içeriğinin cerrahi veya medikal yöntemlerle boşaltılması işlemidir. Genellikle vakum aspirasyon yöntemi kullanılır ve lokal ya da genel anestezi altında uygulanabilir. Yasal çerçevede, gebeliğin belirli haftalarına kadar yapılmasına izin verilir. İşlem öncesi ve sonrası tıbbi değerlendirme ve danışmanlık büyük önem taşır.
Türkiye’de Yasal Süreç Nasıl İşler ve Gebelik Sonlandırma Hakkı Hangi Haftaya Kadardır?
Türkiye Cumhuriyeti yasaları, kadın sağlığını ve haklarını koruyan belirli sınırlar çizmiştir. Ülkemizde isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemi, gebeliğin 10. haftasına kadar yasal bir haktır. 10 haftalık süre, son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplanır. Bu süre zarfında, reşit olan her kadın, kendi rızasıyla bu işlemi talep edebilir. Ancak medeni durum burada prosedürel bir farklılık yaratır; eğer hasta resmi olarak evliyse, eşinin de onayı yasal olarak aranmaktadır. Bekar ve 18 yaş üstü kadınlarda ise yalnızca kendi beyan ve imzaları yeterlidir.
Peki, 10 haftayı geçen gebeliklerde durum nedir? Yasa koyucu burada “tıbbi zorunluluk” ilkesini devreye sokar. Eğer gebelik 10 haftayı geçmişse, işlemin yapılabilmesi için anne hayatını tehdit eden bir durumun olması veya bebekte yaşamla bağdaşmayacak ciddi bir sakatlık (anomali) tespit edilmesi gerekir. Bu tür durumlarda, tek bir hekimin kararı yeterli olmaz. İlgili branş hekimlerinden oluşan bir kurulun (örneğin perinatoloji, genetik, kadın doğum uzmanları) ortak kararı ve onayı ile gebelik sonlandırma işlemi gerçekleştirilebilir. Bu özellikle Down sendromu gibi genetik tanıların konulduğu ileri haftalarda aileler ve hekimler için hem etik hem de tıbbi açıdan hassas bir süreçtir.
En Güvenli Yöntem Hangisidir: Vakumlu Aspirasyon mu Yoksa Metal Küret mi?
Tıbbi teknolojinin gelişmesiyle birlikte geçmişte uygulanan ve riskleri daha yüksek olan yöntemler yerini çok daha hassas tekniklere bırakmıştır. Günümüzde “altın standart” olarak kabul edilen ve dokuya en saygılı yöntem Vakum Aspirasyon tekniğidir.
Eskiden metal kaşıklar (küretler) kullanılarak rahim içi kazınırdı. Bu durum rahim duvarının zarar görmesi, delinmesi veya iyileşme dokusunun birbirine yapışması gibi riskleri artırırdı. Oysa vakumlu sistemde, metal aletler kullanılmaz. “Karmen kanülü” adı verilen, pipet benzeri, yumuşak, bükülebilir ve steril plastik uçlar rahim ağzından içeri yerleştirilir. Bu uçlar, özel bir enjektör veya cihaza bağlanarak negatif basınç (vakum) yaratılır ve içerideki materyal nazikçe emilir.
Vakum yönteminin en büyük avantajı, rahim duvarına travma yaratmamasıdır. Kazıma işlemi yapılmadığı için, rahim iç tabakasının kendini yenileyen bazal tabakası korunur. Bu da işlem sonrası kanama miktarını azaltır, enfeksiyon riskini düşürür ve en önemlisi, ileride kısırlığa yol açabilecek yapışıklık riskini minimize eder. Genital estetik ve rekonstrüktif cerrahi vizyonuna sahip hekimler, doku bütünlüğünü korumayı esas aldıkları için neredeyse istisnasız olarak bu yöntemi tercih ederler.
İlaçla Düşük (Medikal Kürtaj) Yöntemi Neden Her Zaman Tercih Edilmez?
Dünyada bazı ülkelerde yaygın olan ilaçla gebelik sonlandırma (medikal kürtaj), Türkiye’de rutin eczane pratiğinde ulaşılan bir yöntem değildir ve belirli protokollerle hastane ortamında yönetilmelidir. Bu yöntemde rahim kasılmalarını başlatan ve rahim ağzını açan ilaçlar kullanılır. Ancak bu yöntem cerrahi işleme göre daha uzun, ağrılı ve kanamalı bir süreçtir.
Medikal yöntemde düşük süreci evde veya hastanede saatler, bazen günler sürebilir. Yoğun kramplar ve pıhtılı kanamalar hasta için travmatik olabilir. Ayrıca ilaç kullanımı sonrasında gebelik materyalinin tamamen atılamaması (parça kalması) riski, vakum yöntemine göre daha yüksektir. Parça kalması durumunda, hastanın tekrar cerrahi işleme alınması gerekebilir. Bu belirsizlik ve kontrolsüzlük hissi nedeniyle, hem hekimler hem de hastalar, sürenin belli olduğu, ağrısız ve sonucun hemen alındığı vakum aspirasyon yöntemini daha güvenli ve konforlu bulmaktadır.
İşlem Sırasında Ağrı Hissedilir mi ve Anestezi Seçenekleri Nelerdir?
Modern jinekolojik girişimlerde hasta konforu en az işlemin başarısı kadar önemlidir. Kürtaj işlemi, genellikle “sedasyon” adı verilen bir anestezi türü ile gerçekleştirilir. Sedasyon, genel anesteziden farklıdır; hasta tamamen uyur haldedir ancak solunum cihazına bağlanmasına gerek yoktur, kendi kendine nefes alıp vermeye devam eder.
Damar yolundan verilen ilaçlarla sağlanan bu uyku hali sayesinde, hasta işlem sırasında hiçbir ağrı, sızı veya rahatsızlık hissetmez. İşlem bittiğinde uyandırılır ve prosedüre dair herhangi bir şey hatırlamaz. Bu yöntem hem hastanın psikolojik olarak süreçten etkilenmesini engeller hem de hekimin işlemi çok daha rahat ve güvenli bir şekilde tamamlamasına olanak tanır. İşlem süresi genellikle 5 ila 10 dakika arasındadır. Lokal anestezi (sadece rahim ağzının uyuşturulması) bir seçenek olsa da hastanın stresi ve vakumun yarattığı kasılma hissini algılaması nedeniyle, sedasyon kadar konforlu bir deneyim sunmaz.
Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz
İşlem Sonrası İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer ve Nelere Dikkat Edilmelidir?
Vakum aspirasyon yöntemi ve sedasyon kullanıldığında, fiziksel iyileşme şaşırtıcı derecede hızlıdır. Hasta, işlemden yaklaşık 15-20 dakika sonra uyanır, bir şeyler yiyip içebilir ve genellikle 1 saat içinde hastaneden yürüyerek ayrılabilir. Aynı gün içinde günlük hayatına, işine veya sosyal aktivitelerine dönmesinde tıbbi bir sakınca yoktur.
İşlem sonrası ilk birkaç gün, adet sancısına benzer hafif kasık ağrıları ve lekelenme tarzında kanamalar olması beklenen, doğal durumlardır. Bu kanamalar bazen hiç olmayabilir, bazen de aralıklı olarak 2-3 hafta sürebilir. Dikkat edilmesi gereken en temel nokta enfeksiyon riskinden korunmaktır. Rahim ağzı işlem sırasında hafifçe açıldığı için, bakterilerin içeri girmesini engellemek adına yaklaşık 2-3 hafta boyunca cinsel ilişkiden kaçınılması, havuza veya denize girilmemesi, ayakta duş alınması önerilir. Hekiminiz size koruyucu amaçlı bir antibiyotik ve gerekirse ağrı kesici reçete edecektir.
Psikolojik Olarak Bu Süreç Nasıl Yönetilmelidir?
Kürtaj, fiziksel bir işlem olduğu kadar yoğun duygusal dalgalanmaların yaşandığı bir süreçtir. Hormonal değişimler de bu duygusal durumu etkiler. Gebelik sonlandıktan sonra beta-HCG hormonunun düşmesiyle birlikte lohusalık hüznüne benzer ani duygu değişimleri, ağlama krizleri veya boşluk hissi yaşanabilir. Bu durum tamamen biyolojiktir ve geçicidir.
Toplumsal baskılar veya kişinin kendi iç dünyasındaki çatışmalar, suçluluk veya pişmanlık duygularını tetikleyebilir. Burada önemli olan kadının bu kararı kendi sağlığı ve geleceği için verdiğini hatırlamasıdır. “Unut gitsin” diyerek duyguları bastırmak yerine, gerekirse profesyonel destek almak, süreci sağlıklı bir şekilde tamamlamanın en iyi yoludur. Fiziksel iyileşme günler sürse de ruhsal iyileşme kişiden kişiye değişir ve bu süreçte kendine şefkatli yaklaşmak esastır.
Kürtaj Sonrası Kısırlık Oluşur mu? Asherman Sendromu Nedir?
Hastaların en büyük korkusu “Bir daha çocuğum olmaz mı?” sorusudur. Net olarak belirtmek gerekir ki; uygun koşullarda, uzman ellerde ve steril ortamda yapılan, komplikasyonsuz bir vakum kürtaj işlemi kısırlığa yol açmaz. İşlemden hemen sonraki ay dahi yumurtlama başlar ve tekrar gebe kalınabilir.
Ancak her cerrahi işlem gibi burada da nadir riskler vardır. Bu risklerin en önemlisi ve ciddiye alınması gerekeni “Asherman Sendromu”dur. Eğer kürtaj sırasında rahim duvarı fazla kazınırsa veya işlem sonrası rahim içinde enfeksiyon gelişirse, rahim ön ve arka duvarları birbirine yapışabilir. Bu yapışıklıklara Asherman Sendromu denir. Bu durum adet kanamasının azalmasına (hipomenore) veya tamamen kesilmesine (amenore) neden olabilir. Daha da önemlisi, bebeğin yerleşeceği sağlıklı bir rahim alanı kalmadığı için kısırlığa veya tekrarlayan düşüklere yol açabilir. Bu nedenle işlemi yapacak hekimin cerrahi tecrübesi ve kullandığı teknik hayati önem taşır.
Rahim İçi Yapışıklıklar (Asherman Sendromu) Nasıl Tedavi Edilir?
Asherman sendromu gelişmiş bir hasta için “artık çocuğun olmaz” demek doğru değildir. Bu durum ileri cerrahi tekniklerle tedavi edilebilir. Bu noktada devreye, genital estetik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanlığının bir parçası olan “Histeroskopi” girer.
Histeroskopi, vajinal yoldan rahmin içine kameralı ince bir sistemle girilerek yapılan kapalı bir ameliyattır. Herhangi bir kesi yapılmaz. Kamera sayesinde rahim içi büyütülerek ekranda görülür ve yapışıklıklar milimetrik hassasiyetle, özel makaslar veya enerji sistemleri kullanılarak açılır. Rahim boşluğu tekrar normal anatomik yapısına kavuşturulur. Bu işlem uzmanlık gerektiren hassas bir prosedürdür. Başarılı bir histeroskopik cerrahi sonrası, rahim içi doku kendini yeniler ve hasta yeniden adet görmeye başlar, doğal yolla veya yardımcı üreme teknikleriyle gebelik şansı tekrar elde edilir. Yani kötü bir kürtaj deneyimi veya enfeksiyon sonucu oluşan hasarlar, doğru ellerde geri döndürülebilir.
Sadece Kürtaj Değil: Doğum Travmaları Sonrası Hangi Estetik Sorunlar Ortaya Çıkar?
Kadın üreme sistemi, sadece kürtaj gibi işlemlerden değil özellikle normal doğum süreçlerinden de ciddi şekilde etkilenebilir. Zorlu doğumlar, iri bebek doğurma, vakumla doğum yaptırılması veya çok sayıda doğum, genital bölgenin anatomisinde kalıcı hasarlar bırakabilir.
En sık karşılaşılan sorun “vajinal laksite” yani vajinal genişlemedir. Vajina kaslarının ve bağ dokusunun gevşemesi, cinsel ilişkide his kaybına, vajinadan ses gelmesine ve cinsel tatminsizliğe yol açabilir. Bir diğer önemli sorun ise doğum sırasında yapılan kesilerin (epizyotomi) kötü iyileşmesidir. Bu bölgede oluşan sert skar dokuları (yara izleri), cinsel ilişkiyi ağrılı ve ıstıraplı bir hale getirebilir. Ayrıca genetik olarak veya yaşla birlikte iç dudaklarda (labium minus) sarkma, büyüme veya asimetri görülebilir. Tüm bu durumlar kadının kendine güvenini zedeleyen, yaşam kalitesini düşüren ancak çözümü olan sorunlardır.
İletişime Geç!
Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz
Vajinal Daraltma (Vajinoplasti) Ameliyatı Kimler İçin Bir Çözümdür?
Vajinal genişleme sorunu yaşayan, Kegel egzersizlerinden fayda görmeyen ve cinsel hayatında hem kendi hem de partneri için his kaybı yaşayan kadınlar için Vajinoplasti (vajina daraltma) ameliyatı kalıcı bir çözümdür.
Bu operasyon sadece vajinanın girişini daraltmakla kalmaz, vajina kanalı boyunca uzanan kasları onarır ve dokuyu sıkılaştırır. Aynı seansta, doğumdan kalan kötü iyileşmiş dikiş izleri (epizyotomi skarları) çıkarılarak perine bölgesi (vajina ile makat arası) estetik olarak düzeltilir (Perineoplasti). Bu sayede hem fonksiyonel bir iyileşme sağlanır hem de estetik görünüm düzeltilir. Ameliyat sonrası cinsel ilişki sırasında alınan haz artar, ilişki sırasındaki ağrılar son bulur ve vajinal açıklığın kapanmasıyla enfeksiyon riski azalır. Bu cerrahi, genellikle genel veya spinal anestezi altında yapılır ve hasta 1-2 gün içinde sosyal hayatına dönebilir, cinsel yaşam ise ortalama 4-6 hafta sonra başlar.
Labioplasti (İç Dudak Estetiği) Neden Yapılır, Sadece Görsel Bir İşlem midir?
Labioplasti, genital estetik prosedürleri arasında en sık talep edilenlerden biridir. İç dudakların normalden büyük, sarkık veya asimetrik olması sadece estetik bir kaygı değildir; aynı zamanda fonksiyonel bir sorundur.
Büyük iç dudaklar, dar kıyafetler, mayo veya tayt giyildiğinde dışarıdan belli olabilir, sürtünmeye bağlı tahriş ve ağrı yapabilir. Spor yaparken, bisiklete binerken rahatsızlık verebilir. Ayrıca nemli bir ortam yaratarak mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir. Labioplasti ameliyatı ile bu fazla dokular cerrahi olarak çıkarılır ve bölgeye doğal, estetik bir görünüm kazandırılır. Bu işlem genellikle 30-40 dakika sürer ve hasta aynı gün taburcu edilir. İz bırakmayan bir cerrahidir ve sonuçları kalıcıdır. Bu operasyon kadının özgüvenini doğrudan artıran, kıyafet seçiminden cinsel yaşamına kadar özgürleşmesini sağlayan bir müdahaledir.
Cerrahi Olmayan Seçenekler Var mı? Lazer Teknolojisi Ne İşe Yarar?
Her hasta cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymayabilir veya ameliyat olmak istemeyebilir. Bu noktada ileri teknoloji lazer cihazları devreye girer. Vajinal lazer uygulamaları, özellikle hafif düzeyde vajinal genişlemesi olan idrar kaçırma (stres inkontinans) sorunu yaşayan veya menopoza bağlı vajinal kuruluk şikayeti olan kadınlar için mükemmel bir alternatiftir.
Lazer ışınları, vajina dokusunun derin katmanlarına ısı enerjisi göndererek, kolajen üretimini tetikler. Bu “yenilenme” sinyali, dokunun sıkılaşmasını, kanlanmasının artmasını ve gençleşmesini sağlar. İşlem tamamen ağrısızdır, anestezi gerektirmez ve yaklaşık 15-20 dakika sürer. Hasta işlemden hemen sonra işine dönebilir. Ayrıca lazer teknolojisi, genital bölgedeki kararmaların tedavisinde (genital beyazlatma) de etkin bir şekilde kullanılır. Ancak ciddi anatomik bozukluklarda (ağır vajinal sarkma veya derin kas yırtıkları) lazer tek başına yeterli olmayabilir ve cerrahi ile kombine edilmesi gerekebilir.
İzmir’de Kürtaj Fiyatları Ne Kadar ?
Ortalama Kürtaj fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.
Kürtaj Yaptıranların Yorumları
Kürtaj yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.
Kürtaj Yapan Doktorlar
Kürtaj kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygun alt yapıya sahip klinik veya hastanelerde yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’de kürtaj, isteğe bağlı olarak gebeliğin 10. haftasına kadar yasal olarak yapılabilir. Tıbbi zorunluluk durumlarında bu süre aşılabilir, ancak doktor raporu ve kurul onayı gerekir.
Kürtajdan sonra adet döngüsü genellikle 4 ila 6 hafta içinde normale döner. İlk adet gecikebilir ve farklı şekilde olabilir, bu durum çoğunlukla geçicidir.
Kürtajdan sonraki ilk yumurtlama 2-3 hafta içinde gerçekleşebilir. Bu nedenle işlem sonrası korunmasız ilişki yaşanırsa yeniden gebelik oluşabilir, doktor önerisiyle korunma planlanmalıdır.
Kürtaj işlemi genellikle lokal veya genel anestezi ile yapılır, bu sayede hasta ağrı hissetmez. Hafif kramp tarzı ağrılar işlem sonrasında kısa süreli olarak hissedilebilir.
Deni̇mli hekimlerce steril koşullarda yapılan kürtaj işlemlerinde rahme zarar verme riski oldukça düşüktür. Ancak sık kürtaj, yapışıklık veya enfeksiyon gibi riskleri artırabilir.
İşlem sonrası 1-2 hafta cinsel ilişkiden kaçınılmalı, hijyene dikkat edilmeli ve doktorun verdiği antibiyotikler düzenli kullanılmalıdır. Ani ateş veya kötü kokulu akıntı varsa doktora başvurulmalıdır.
Evet, özellikle istenmeyen durumlar sonucu yapılan kürtajlar sonrası suçluluk, üzüntü veya depresyon gibi duygular gelişebilir. Gerekirse psikolojik destek alınması önerilir.
Sık aralıklarla yapılan kürtajlar rahim iç zarında incelme, yapışıklık ve infertilite riskini artırabilir. Her kürtaj sonrası doktor kontrolü önemlidir ve doğum kontrolü planlanmalıdır.
Kürtajdan yaklaşık 1 hafta sonra kontrole gidilmesi önerilir. Bu kontrolde rahimde parça kalıp kalmadığı, enfeksiyon olup olmadığı ve iyileşme durumu değerlendirilir.
Tek bir kürtaj sonrası gebelik riski genellikle artmaz. Ancak rahim yapışıklığı veya enfeksiyon gibi komplikasyonlar olmuşsa, sonraki gebeliklerde düşük veya erken doğum riski olabilir.
Kürtaj işlemi genellikle 5 ila 10 dakika arasında sürer. Ancak, işlem öncesi hazırlıklar ve sonrası dinlenme süresiyle birlikte toplam klinikte kalma süresi 1–2 saati bulabilir.
Kürtaj işlemi için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmalıdır.
