Gebelikte anomali taramaları, bebekte doğumsal kusurların erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan testlerdir. Bu taramalar, gebeliğin ilk ve ikinci trimesterinde yapılır ve fetal sağlığın takibi açısından büyük önem taşır.

İlk trimester tarama testleri arasında ense kalınlığı ölçümü ve ikili test yer alır. Bu testler, Down sendromu gibi kromozomal anomalilere yönelik risk değerlendirmesi sağlar. 11–14. gebelik haftaları arasında uygulanır.

İkinci trimesterde yapılan detaylı ultrasonografi, organ gelişimini değerlendirmek için önemlidir. 18–23. haftalar arasında gerçekleştirilen bu tarama, yapısal anomalilerin saptanmasında etkili bir yöntemdir.

Non-invaziv prenatal test (NIPT) gibi ileri düzey tarama yöntemleri, anne kanından fetal DNA analizine dayanır. Bu testler, yüksek doğruluk oranları ile kromozomal bozuklukların tespitinde güvenilir sonuçlar sunar.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım ve Amaç Gebelikte anomali taramaları, fetüste yapısal veya kromozomal bozuklukların erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan değerlendirmelerdir. Amaç, doğumsal anomalilerin tanısının zamanında konulmasını ve gebelik sürecinin buna göre planlanmasını sağlamaktır.
Anomali Görülme Sıklığı Gebeliklerin yaklaşık %3–5’inde doğumsal yapısal veya genetik anomali görülmektedir. Bu nedenle her gebeye tarama önerilmektedir.
İlk Trimester Taraması (11–14. hafta) Ense kalınlığı (NT), burun kemiği varlığı, duktus venozus akımı ve trikuspid kapak değerlendirmesi ultrason ile yapılır. Aynı dönemde yapılan ikili test (PAPP-A ve β-hCG hormonları) ile Down sendromu riski hesaplanır.
İkinci Trimester Anomali Taraması (18–22. hafta) Detaylı fetal anatomi ultrasonu yapılır. Bebeğin beyin, omurga, kalp, mide, böbrekler, mesane, ekstremiteler ve yüz yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilir. En kapsamlı yapısal değerlendirme bu haftalarda gerçekleştirilir.
Kullanılan Yöntemler – Ultrasonografi (2D, 3D, Doppler) – Kan testleri (ikili test, üçlü test, dörtlü test) – Non-invaziv prenatal test (NIPT): Anne kanında serbest fetal DNA analizi ile kromozomal bozukluk riski değerlendirilir. – Gerekirse invaziv testler: Amniyosentez, CVS (koryon villus biyopsisi)
Saptanabilecek Anomaliler – Nöral tüp defektleri (spina bifida, anensefali) – Kalp anomalileri (VSD, HLHS vb.) – Yüz ve ekstremite anomalileri (yarık dudak/damak, polidaktili vb.) – Sindirim, genitoüriner sistem bozuklukları – Kromozomal hastalık bulguları (Trizomi 21, 18, 13)
Tarama Testlerinin Sınırları Tarama testleri tanı koymaz, sadece risk belirler. Tüm anomaliler tespit edilemeyebilir. Kesin tanı için genetik testler veya ileri görüntüleme gerekebilir.
Sonuçların Değerlendirilmesi Taramada artmış risk saptanırsa ileri tetkik (NIPT, amniyosentez vb.) önerilir. Anomali saptanması durumunda multidisipliner değerlendirme (perinatolog, genetik uzmanı, yenidoğan ekibi) ile gebelik takibi planlanır.
Önemi Anomali taramaları, hem bebeğin sağlığına yönelik erken müdahaleyi mümkün kılar hem de aileye gebelik süreciyle ilgili bilinçli karar alma imkânı sunar.
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Gebelikte Anomali Taramaları Nedir?

Gebelikte anomali taramaları, fetüste doğumsal yapısal veya genetik bozuklukların erken tespiti amacıyla yapılan testler ve ultrasonografik incelemelerdir. Genellikle 11–14. haftalarda yapılan ilk trimester taraması ve 18–22. haftalarda yapılan detaylı ikinci trimester ultrasonu bu taramalar arasında yer alır. Bu sayede olası anomalilerin erken tanısı konularak uygun takip ve tedavi planlaması yapılabilir.

Gebelikte Anomali Taraması Neden Bu Kadar Önemlidir?

Anomali taramaları, toplum genelindeki tüm gebeliklerde, bebekte oluşabilecek yapısal veya genetik bozuklukları belirlemek amacıyla yapılan testler dizisidir. Bu testlerin ana hedefi, Trizomi 21 (Down Sendromu), Trizomi 18 ve Trizomi 13 gibi kromozomal sorunları veya bebeğin organ gelişimindeki majör hataları erkenden yakalamaktır.

Bu taramaların önemi sadece “tanı koymak” ile sınırlı değildir. Erken teşhis, bize gebeliğin yönetimi konusunda çok büyük avantajlar sağlar. Bazı durumlarda anne karnında tedavi şansı doğabilir, bazı durumlarda doğumun yapılacağı hastanenin şartlarını (örneğin tam donanımlı bir yenidoğan yoğun bakımı gerekip gerekmediğini) önceden belirlememize yardımcı olur. Ayrıca T.C. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı rehberler de bu taramaların keyfi bir uygulama değil standart bir gebelik takibinin zorunlu bir parçası olduğunu vurgular. Yani bu testler, sağlıklı bir doğum için olmazsa olmaz basamaklardır.

Bu süreçte temel hedefler şunlardır:

  • Riskli gebelikleri belirlemek
  • Erken tanı sağlamak
  • Aileye danışmanlık vermek
  • Doğum planlaması yapmak
  • Tedavi seçeneklerini değerlendirmek

Majör ve Minör Anomaliler Arasındaki Farklar Nelerdir?

Ultrason muayenelerinde veya test sonuçlarında karşılaştığımız bulguları biz hekimler klinik önemine göre iki ana grupta inceleriz. Ailelerin en çok kafa karışıklığı yaşadığı noktalardan biri, duydukları bir bulgunun bebeğin hayatını ne kadar etkileyeceği konusudur.

Majör anomaliler, bebeğin sağlığını ciddi şekilde tehdit eden, genellikle doğumdan sonra cerrahi müdahale veya yoğun bakım desteği gerektiren durumlardır. Bu tür ciddi yapısal bozukluklar, canlı doğan bebeklerin yaklaşık %2 ila %3’ünde görülür. Bizim detaylı ultrason incelemelerindeki öncelikli amacımız, bu gruptaki sorunları tespit etmektir. 11-14. haftalarda yapılan erken detaylı incelemeler sayesinde, bu ciddi sorunların önemli bir kısmını daha yolun başındayken saptayabilmekteyiz.

Majör anomali örnekleri şunlardır:

  • Kalp delikleri
  • Omurga açıklıkları
  • Beyin gelişim kusurları
  • Karın duvarı defektleri
  • Uzuv eksiklikleri

Minör anomaliler ise biraz daha farklı bir kategoridir. Biz bunlara tıp dilinde “soft markers” yani yumuşak belirteçler diyoruz. Bu bulgular tek başlarına genellikle bebeğin sağlığında ciddi bir sorun yaratmazlar. Yani o organın fonksiyonunu bozmazlar. Ancak varlıkları bizim için bir uyarı işaretidir. Çünkü bu belirteçlerin görüldüğü bebeklerde, altta yatan bir kromozom hastalığı (özellikle Down Sendromu) riski istatistiksel olarak artar. Canlı doğan bebeklerin %10-15’inde bu bulgulara rastlayabiliriz.

Sık karşılaşılan minör anomali belirteçleri şunlardır:

  • Ense kalınlığı artışı
  • Burun kemiği yokluğu
  • Böbreklerde genişleme
  • Barsaklarda parlaklık
  • Kalpte parlaklık
  • Kısa uyluk kemiği

Doktorlar İçin Bu Protokoller Neden Hukuki Bir Zorunluluktur?

Hekimlik mesleği, özellikle de kadın hastalıkları ve doğum branşı, hem vicdani hem de hukuki sorumluluğu çok yüksek olan bir alandır. Türkiye’deki istatistiklere baktığımızda, kadın doğum alanında hekimlere açılan davaların en başında “anomali tespitinde hata” veya “eksik bilgilendirme” konuları gelmektedir. Bu durum uyguladığımız tarama protokollerinin ne kadar hassas olduğunu göstermektedir.

Bir hekim olarak görevim, hastayı sadece muayene etmek değildir; aynı zamanda mevcut tıbbi teknolojinin sunduğu en güvenilir tarama yöntemlerini hastaya zamanında önermek ve uygulamaktır. Örneğin %95 gibi yüksek bir doğruluk oranına sahip olan Kombine Test’i hastaya anlatmamak veya atlamak, ciddi bir tıbbi hata olarak kabul edilebilir.

Bu protokollerin uygulanması, sadece hekimin kendini hukuki olarak koruması için değil asıl olarak hastanın en doğru sağlık hizmetini alabilmesi içindir. Zamanında yapılan doğru bir tarama, ileride yaşanabilecek büyük hayal kırıklıklarının ve trajedilerin önüne geçer. Dolayısıyla gebelik takibinde “bu testi yapmasak da olur mu?” sorusuna yanıt verirken, hem tıbbi gereklilikleri hem de hukuki zorunlulukları göz önünde bulundurarak hareket ederiz. Standartlara uymak, güvenli bir hekim-hasta ilişkisinin temelidir.

İkili Tarama Testi ve Ense Kalınlığı (NT) Ölçümü Nasıl Yapılır?

Gebeliğin ilk üç ayı biterken, yani 11. ile 14. haftalar arası, bizim için “altın dönem” niteliğindedir. Bu dönemde yapılan “Birinci Trimester Tarama Testi”, halk arasında bilinen adıyla “İkili Test”, gebelik takibinin en kritik virajlarından biridir.

Bu test invaziv değildir, yani iğne ile parça alma gibi bir işlem yoktur, dolayısıyla düşük riski taşımaz. İşlem iki temel bileşenden oluşur: Kan tahlili ve detaylı ultrason muayenesi. Annenin kolundan alınan kanda PAPP-A ve serbest beta-HCG hormonlarına bakılırken, aynı gün yapılan ultrasonda bebeğin çok hassas ölçümleri gerçekleştirilir.

Bu ultrason muayenesinde en önemli parametre “Nukal Translusensi” (NT), yani ense kalınlığıdır. Her bebeğin ensesinde bu haftalarda ince bir sıvı birikimi olur. Ancak Down Sendromu veya kalp anomalileri olan bebeklerde bu sıvı miktarının normalden fazla olduğunu biliyoruz. Ense kalınlığı ölçümü, milimetrik hassasiyet gerektiren ve mutlaka deneyimli gözler tarafından yapılması gereken bir işlemdir.

Ultrasonda ayrıca şunlar incelenir:

  • Burun kemiği varlığı
  • Yüz açısı
  • Duktus venozus akımı
  • Triküspid kapak akımı
  • Kafatası şekli
  • Mide görünümü
  • Mesane görünümü

Bu ölçümler kan sonuçlarıyla birleştirildiğinde, Down Sendromu yakalama başarımız %95’lere kadar çıkabilmektedir. Özellikle ense kalınlığının artmış olması, kromozom sonuçları normal gelse bile, bizi kalp anomalileri açısından uyarır ve ilerleyen haftalarda kalbin daha detaylı incelenmesini gerektirir.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

Üçlü ve Dörtlü Testler Hâlâ Geçerli Bir Tarama Yöntemi midir?

Gebelik takibinde yıllarca standart olarak kullanılan Üçlü ve Dörtlü tarama testleri, genellikle 16. ile 20. haftalar arasında uygulanır. Ancak tıp dünyasındaki gelişmelerle birlikte bu testlerin konumu ciddi şekilde sorgulanmaya başlanmıştır.

Açık ve dürüst olmak gerekirse, Üçlü testin duyarlılığı günümüz standartlarına göre düşüktür. İstatistikler, Üçlü testin Down Sendromlu bebeklerin sadece %60-65 kadarını yakalayabildiğini göstermektedir. Bu neredeyse her 100 vakadan 35-40’ının gözden kaçabileceği anlamına gelir ki bu da bir tarama testi için oldukça yüksek bir kaçırma oranıdır.

Bu nedenle güncel yaklaşımda eğer imkan varsa öncelikle İkili Kombine Test veya daha ileri yöntemler tercih edilmektedir. Ancak hasta erken dönemde doktora başvuramadıysa, ikili test zamanını kaçırdıysa veya bulunduğu yerde ileri test imkanları yoksa, bu testler hala bir seçenek olarak masada durmaktadır. Yine de hastalarımıza bu testlerin sınırlılıklarını ve yanılma paylarını açıkça anlatmak bizim görevimizdir.

Bu testlerde bakılan hormonlar şunlardır:

  • AFP
  • Beta HCG
  • Estriol
  • İnhibin A

Anne Kanında Fetal DNA (NIPT) Testi Kesin Sonuç Verir mi?

Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler, gebelik takibine “NIPT” (Non-İnvaziv Prenatal Test) adını verdiğimiz devrim niteliğinde bir yöntem kazandırdı. Bu testin mantığı oldukça büyüleyicidir: Gebelik sırasında bebeğe ait DNA parçacıkları plasenta yoluyla annenin kanına karışır. Biz de anneden sadece bir tüp kan alarak, bu DNA parçacıklarını ayrıştırıp analiz edebiliriz.

NIPT, özellikle Down Sendromu gibi sık görülen kromozom bozukluklarını saptamada %99’un üzerinde bir başarı oranına sahiptir. Bu şu ana kadar geliştirilmiş en hassas tarama yöntemidir. 10. haftadan itibaren yapılabilmesi de ailelere erken dönemde bilgi alma şansı sunar.

Ancak burada hastalarımızın en çok karıştırdığı noktayı aydınlatmak gerekir. NIPT, ne kadar güvenilir olursa olsun, tıbbi terminolojide hala bir “tarama testi” olarak geçer, “tanı testi” değildir. Yani testin sonucu “yüksek risk” geldiğinde, bu bebeğin %100 hasta olduğu anlamına gelmez. Nadiren de olsa test yanılabilir. Bu nedenle NIPT sonucu riskli çıkan bir gebelikte, gebeliği sonlandırma gibi geri dönüşü olmayan bir karar vermeden önce, mutlaka invaziv bir işlemle (amniyosentez gibi) sonucun doğrulanması şarttır.

NIPT testinin avantajları şunlardır:

  • Yüksek doğruluk oranı
  • Düşük riski olmaması
  • Erken sonuç verme
  • Cinsiyet belirleyebilme
  • Gereksiz amniyosentezi azaltma
  • Dezavantajları ise şunlardır:
  • Yüksek maliyet
  • Her yerde yapılamaması
  • Kesin tanı olmaması
  • Sonuç süresinin uzayabilmesi

Detaylı Ultrasonografi ve Anomali Taramasında Nelere Bakılır?

Gebeliğin 20. ile 24. haftaları arası, bebeğin organlarının büyük ölçüde tamamlandığı ve boyutlarının inceleme için en uygun hale geldiği zamandır. Bu dönemde yapılan “Detaylı Ultrasonografi” veya “Ayrıntılı Anomali Taraması”, gebelik takibinin en kapsamlı görsel muayenesidir.

Bu işlem rutin kontrollerde yapılan kısa süreli ultrasonlardan çok farklıdır. Bebeğin tüm sistemleri, organları ve uzuvları sistematik bir protokol çerçevesinde tek tek incelenir. İşlem süresi bebeğin pozisyonuna göre 30 dakikadan bir saate kadar uzayabilir. Bu muayene, standart ultrason cihazlarıyla yapılır ancak işlemi yapan hekimin bu konuda özel deneyimi olması (Perinatolog veya deneyimli Kadın Doğum Uzmanı) tercih edilir.

Detaylı ultrasonda incelenen yapılar şunlardır:

  • Beyin dokusu
  • Beyincik yapısı
  • Yüz profili
  • Dudak ve burun yapısı
  • Kalp odacıkları
  • Kalp damar çıkışları
  • Mide ve barsaklar
  • Böbrekler ve mesane
  • Omurga bütünlüğü
  • Kol ve bacak kemikleri
  • El ve ayak parmakları
  • Göbek kordonu
  • Plasenta yerleşimi

Bu muayene sırasında bazen “gri alan” dediğimiz bulgularla karşılaşabiliriz. Örneğin beyin boşluklarında hafif bir genişleme veya barsaklarda hafif bir parlaklık gibi. Bu durumlar tek başına bir hastalık olmasa da hekimi ve aileyi belirsizliğe sürükleyebilir. Böyle durumlarda multidisipliner bir yaklaşım sergileyerek, gerekirse genetik uzmanlarından görüş alır veya takip sıklığını artırırız.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    Amniyosentez ve İnvaziv Tanı Yöntemleri Ne Zaman Gereklidir?

    Tarama testleri (İkili test, NIPT vb.) bize sadece bir “risk” oranı verir. “Bebeğinizde %1 ihtimalle sorun var” demekle “Bebeğinizde kesinlikle sorun var” demek arasında dağlar kadar fark vardır. İşte riskin yüksek olduğu veya ultrasonda net bir anomali görüldüğü durumlarda, “kesin tanı” koyabilmek için invaziv yöntemlere başvururuz.

    Bu yöntemlerin ortak özelliği, iğne yardımıyla bebeğe ait dokulardan (plasenta, amniyon sıvısı veya kordon kanı) örnek alınmasıdır. Bu örneklerde yapılan genetik incelemeler %100’e yakın kesinlikte sonuç verir.

    Uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:

    • Koryon Villus Biyopsisi (CVS)
    • Amniyosentez
    • Kordosentez

    Ailelerin bu işlemlerle ilgili en büyük korkusu “düşük yapma” riskidir. Evet, teorik olarak bu işlemlerin bir düşük riski vardır. Ancak deneyimli ellerde bu risk günümüzde oldukça düşüktür (yaklaşık 200-300 işlemde 1). Burada teraziye koyduğumuz şey; 9 ay boyunca belirsizlik ve korkuyla yaşamak mı, yoksa çok düşük bir riski göze alıp neyle karşı karşıya olduğumuzu net olarak bilmek mi? Genellikle ciddi şüphe durumlarında, kesin bilgiye ulaşmak yönetimi kolaylaştırdığı için bu testleri öneririz.

    İnvaziv test endikasyonları şunlardır:

    • Yüksek riskli tarama testi
    • Ultrasonda anomali varlığı
    • Daha önce kromozom anomalili gebelik öyküsü
    • Ailede genetik hastalık taşıyıcılığı
    • İleri anne yaşı (tek başına zayıf bir endikasyondur)

    Anomali Saptandığında Hukuki Süreç ve Gebelik Sonlandırma Nasıl İşler?

    Gebelik takibi her zaman mutlu haberlerle ilerlemeyebilir. Bazen bebeğin yaşamla bağdaşmayan ağır bir anomaliye sahip olduğunu veya ciddi bir sakatlık riski taşıdığını tespit edebiliriz. Bu durumda ailenin gebeliği sonlandırma (tahliye) seçeneğini değerlendirmesi gerekebilir. Bu süreç Türkiye’de hem tıbbi hem de hukuki açıdan çok sıkı kurallara bağlanmıştır.

    Türk hukukuna göre, bir kadının kendi isteğiyle (keyfi olarak) gebeliği sonlandırma süresi 10 hafta ile sınırlıdır. Ancak fetal anomali tanısı genellikle bu süreden çok sonra konulur. Peki, 10 haftayı geçtiyse ne olur? Burada “Tıbbi Endikasyon” kavramı devreye girer.

    Eğer bebekte ağır bir sakatlık veya yaşamla bağdaşmayan bir durum varsa, ya da gebeliğin devamı annenin hayatını tehlikeye atıyorsa, 10 haftalık süre sınırı aranmaz. Ancak bu karar, tek bir doktorun “bence sonlandıralım” demesiyle verilemez. Mutlaka birden fazla uzman hekimin (genellikle Kadın Doğum, Genetik, Çocuk vb.) oluşturduğu bir kurul tarafından “Sağlık Kurulu Raporu” düzenlenmesi zorunludur.

    Türk Ceza Kanunu ve ilgili yönetmelikler, gebelik sonlandırma işlemi için genellikle bebeğin anne karnı dışında yaşama yeteneği kazandığı sınıra (yaklaşık 22-24. hafta) kadar izin verebilmektedir. Ancak bu sınırın ötesinde, bebek yaşayabilir kabul edildiği için, anne hayatı tehlikede olmadığı sürece sonlandırma işlemi yapılmaz.

    Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

    • Kararın aile tarafından verilmesi
    • Kurul raporunun eksiksiz olması
    • Anne ve baba onayı (resmi nikah varsa)
    • Zamanlamaya dikkat edilmesi
    • Psikolojik destek sağlanması

    Bu zorlu süreçte klinisyen olarak görevimiz, aileye sadece tıbbi gerçeği söylemek değil aynı zamanda yasal haklarını ve sürecin nasıl işleyeceğini şeffaf bir şekilde anlatmaktır. Ailenin vicdani ve etik değerlerine saygı duyarak, onları yargılamadan, bilimin ve hukukun çizdiği yolda rehberlik etmek en temel sorumluluğumuzdur.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Gebelikte anomali taramaları genellikle 11–14. haftalar arasında ikili test ile başlar, 18–23. haftalar arasında ise detaylı ultrason (ayrıntılı tarama) ile devam eder. Bu süreç, yapısal ve kromozomal sorunları saptamak için kritik önemdedir.

    Evet, özellikle ikili test, üçlü test ve NIPT gibi tarama testleri Down sendromu riskini değerlendirir. Ancak kesin tanı için amniyosentez gibi ileri tanı yöntemlerine gerek duyulabilir.

    Evet, tarama testleri olasılık verir; kesin tanı koymaz. Bazı nadir anomaliler ilerleyen haftalarda ortaya çıkabilir veya tarama testlerinde fark edilmeyebilir. Bu nedenle gebelik boyunca düzenli takip önemlidir.

    İleri anne yaşı, ailede genetik hastalık öyküsü, önceki gebelikte anomali öyküsü veya bazı kronik hastalıkların varlığı gibi durumlarda anomali taramaları daha kritik hale gelir.

    Evet, detaylı ultrason sırasında fetal eko ile kalp yapıları değerlendirilir. Kalpte delik, ritim bozukluğu veya yapısal bozukluklar bu sayede erken dönemde saptanabilir.

    En az iki kez yapılması önerilir: biri ilk trimesterde ikili test olarak, diğeri ikinci trimesterde ayrıntılı ultrason şeklinde. Risk varsa NIPT ya da ileri düzey testler de eklenebilir.

    Hayır, tüm tarama testleri non-invazivdir ve bebeğe zarar vermez. Ultrason ve kan testleri ile gerçekleştirilir, radyasyon içermezler.

    Yüksek risk tespit edilirse, doktor amniyosentez, CVS ya da ileri düzey ultrason gibi tanı testleri önerir. Ailenin bilgilendirilmesi ve genetik danışmanlık süreci başlatılır.

    Bazı tarama testleri bebeğin cinsiyetini de gösterebilir. Özellikle NIPT testi kromozomal yapıyı incelediği için cinsiyeti de oldukça erken ve güvenilir şekilde tespit edebilir.

    Evet, tarama yapılmaması ciddi doğumsal anomalilerin fark edilmemesine yol açabilir. Bu hem doğum planlamasını zorlaştırır hem de erken müdahale şansını ortadan kaldırabilir.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku