Ayrıntılı ultrasonografi, gebeliğin 18–23. haftaları arasında uygulanan, bebeğin anatomik yapılarının detaylı şekilde incelendiği bir tarama testidir. Bu yöntemle organ gelişimi, iskelet sistemi, beyin ve kalp gibi hayati yapıların durumu değerlendirilir.

Gebelikte ayrıntılı ultrason ne zaman yapılır sorusu sıkça sorulmaktadır. En ideal dönem 20. gebelik haftası civarıdır; çünkü bu haftalarda fetal organlar yeterince gelişmiştir. Bu sayede yapısal anormalliklerin tespiti daha güvenilir hale gelir.

Detaylı ultrason hangi hastalıkları gösterir sorusu da önemlidir. Bu tarama ile spina bifida, kalp delikleri, yarık dudak-damak gibi doğumsal anomaliler tespit edilebilir. Gerekli durumlarda ileri tetkikler planlanarak erken müdahale şansı doğar.

Ultrasonun güvenilirliği ve uzmanlık gerekliliği de dikkate alınmalıdır. Ayrıntılı ultrason, perinatoloji veya radyoloji uzmanı hekimler tarafından yapılmalıdır. Uygun teknik altyapı ve deneyimli ekip ile sağlıklı ve detaylı bir değerlendirme mümkündür.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Ayrıntılı ultrasonografi, gebeliğin belirli haftalarında yapılan ve fetüsün organlarının, iskelet sisteminin ve genel anatomisinin detaylı olarak incelendiği özel bir ultrason taramasıdır.
Yapılma Zamanı Genellikle gebeliğin 18–23. haftaları arasında uygulanır. Bu dönem, fetal organların gelişiminin en net değerlendirilebildiği zamandır.
Temel Amacı Fetüsün baştan ayağa tüm vücut yapılarının, iç organlarının ve gelişiminin değerlendirilmesi; olası doğumsal yapısal anomalilerin tespit edilmesidir.
İncelenen Yapılar Beyin, omurga, kalp, mide, bağırsak, böbrekler, mesane, karaciğer, el ve ayak parmakları, yüz yapısı, diyafram, göğüs ve karın içi organlar, kemik yapıları.
Ek Değerlendirmeler Amniyotik sıvı miktarı, plasenta yeri ve yapısı, göbek kordonu, fetal hareketler ve büyüme ölçümleri de bu inceleme sırasında değerlendirilir.
Tanı Yöntemi Değil, Tarama Ayrıntılı ultrason bir tarama yöntemidir; olası sorunlara işaret eder ancak kesin tanı koymaz. Şüpheli durumlarda ileri tetkikler (MR, genetik testler vb.) gerekebilir.
Kim Yapar? Perinatoloji uzmanı ya da bu konuda deneyimli radyoloji/jinekoloji uzmanları tarafından yapılır.
Uygulama Şekli Anne adayının karın bölgesine jel sürülerek abdominal ultrason probu ile görüntüleme yapılır. İşlem ağrısızdır ve genellikle 20–40 dakika sürer.
Bulgulara Göre İzlem Normal sonuçlarda rutin takip devam eder. Anomali saptanırsa detaylı inceleme, genetik danışmanlık veya ileri merkezlere yönlendirme yapılabilir.
Önemi Doğumsal hastalıkların erken saptanması sayesinde aileye bilgi verilmesi, doğum sonrası müdahale planlaması ya da gerektiğinde gebelik yönetiminde karar desteği sağla
Op. Dr. Hasan Yılmaz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Hasan YILDIZ 1977 yılında Düzce’de doğdu. İlk-orta-lise öğrenimini Mersin-Artvin-Sivas ve İzmirde, Üniversite eğitimini 1994-2000 yılarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2000 yılında mezun oldu. 2000- 2001 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi A.B.D da asistanık yaptı. 2002-2006 yıllarında Kadın Hast.ve Doğum Asistanlığı tamamlamış olup 2006 ocak ayından itibaren Kadın Hast.ve Doğum uzmanı olarak çalışmaktadır. 2006-2008 yıllarında Seferihisar Devlet hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2008-2011 yıllarında Ordu Fatsa Devlet Hastanesi ve muayenehane hekimliği, 2011-2012 yıllarında ortağı olduğu Akhisar Özel Doğuş hastanesinde çalışmıştır. 2012 yılından itibaren Alsancak’taki Özel Kliniğinde hizmet vermektedir. 2 tane ulusal-uluslararası posteri ,5 tane ulusal-uluslararası yayını bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 16 kongre ve sempozyuma katılmıştır. Detaylı Bilgi Al WhatsApp

Ayrıntılı Ultrasonografi Nedir?

Ayrıntılı ultrasonografi, genellikle gebeliğin 18–23. haftaları arasında yapılan ve bebeğin anatomik yapılarının detaylı incelendiği bir görüntüleme yöntemidir. Bu ultrason, fetal organların gelişimini, olası yapısal anormallikleri ve plasenta ile amniyon sıvısı gibi unsurları değerlendirmek amacıyla uygulanır. Yüksek çözünürlüklü cihazlarla gerçekleştirilir ve uzman radyologlar ya da perinatologlar tarafından yapılır.

Ultrasonografi Güvenli mi ve Radyasyon Riski Var mı?

Hastalarımızın görüntüleme yöntemleriyle ilgili en büyük çekincesi genellikle radyasyon korkusudur. “Acaba bu işlem bana zarar verir mi?” veya “Yumurtalıklarım etkilenir mi?” gibi soruları sıkça duyarız. Bu endişeleri gidermenin en net yolu, ultrasonun çalışma prensibini anlamaktır. Ultrason teknolojisi, röntgen veya tomografi gibi yöntemlerin aksine, kesinlikle iyonize radyasyon içermez. Tamamen akustik enerjiyle, yani ses dalgalarıyla çalışır.

Bu teknoloji, anne karnındaki bebeklerin gelişimini takip ederken kullandığımız teknolojinin aynısıdır. Bir bebeğe zarar vermeyen ses dalgaları, yetişkin bir birey için de son derece güvenlidir. Genital estetik prosedürleri genellikle kişinin kendi isteğiyle, daha iyi hissetmek ve yaşam kalitesini artırmak için planladığı operasyonlardır. Böyle bir süreçte sağlığı riske atacak herhangi bir tanı yönteminden kaçınmak bizim en temel kuralımızdır. Ayrıntılı ultrasonografi; vücuda herhangi bir kesi yapılmadan, iğne batırılmadan ve en önemlisi radyasyon alınmadan uygulanan en güvenli limandır.

Ultrasonografinin sağladığı temel güvenlik avantajları şunlardır:

  • Radyasyonsuz
  • Ağrısız
  • Kesisiz
  • Hızlı
  • Zararsız
  • Tekrarlanabilir

Neden Transvajinal Ultrasonografi Tercih Edilmelidir?

Jinekolojik organları incelemenin iki ana yolu vardır: Biri karın üzerinden bakmak, diğeri ise vajinal yoldan bakmak. Karın üzerinden yapılan ultrason, ses dalgalarının hedefe ulaşması için karın cildini, cilt altı yağ dokusunu ve karın kaslarını geçmesini gerektirir. Bu durum özellikle detay görmemiz gereken durumlarda görüntünün netliğini azaltabilir. Araya giren her katman, görüntüyü biraz daha bulanıklaştırır.

Transvajinal ultrasonografi ise, probun yani görüntüleme başlığının, incelenecek organlara (rahim, yumurtalıklar, pelvik taban kasları) anatomik olarak çok daha yakın olmasını sağlar. Mesafe azaldıkça, kullandığımız ses dalgalarının frekansını artırabiliriz ve bu da bize kristal netliğinde görüntüler sunar. Genital estetik cerrahisi planlarken, dokuların en ince ayrıntısını görmek zorundayız. Fiziksel muayenede parmaklarımızla dokuların esnekliğini anlayabiliriz ama derinlerde ne olduğunu göremeyiz. Transvajinal yöntem fiziksel muayenenin sınırlarını aşar ve dokunun iç yapısını bize gösterir. Bu yüzden cerrahi öncesi değerlendirmenin “altın standardı” olarak kabul edilir. Size en iyi sonucu verebilmek için, işlem yapacağımız bölgeyi “içeriden” ve en yüksek netlikle görmemiz şarttır.

Ameliyat Öncesi Hangi Gizli Yapısal Sorunlar Ortaya Çıkabilir?

Genital estetik veya vajinal daraltma ameliyatı için başvurduğunuzda, odak noktanız genellikle estetik görünüm veya hissettiğiniz gevşeklik hissidir. Ancak pelvik bölge, oldukça karmaşık bir yapıdır ve bazen hiç belirti vermeyen “sessiz” sorunlara ev sahipliği yapabilir. Bizim görevimiz, sadece görüneni düzeltmek değil altta yatan bu sessiz sorunları da tespit edip yönetmektir. Aksi takdirde, yapılan estetik işlemin başarısı gölgelenebilir veya iyileşme süreciniz beklediğimiz gibi gitmeyebilir.

Örneğin rahim duvarında yerleşmiş bir miyom (iyi huylu ur) veya yumurtalıklarınızda bir kist olabilir. Eğer vajinal gevşeklik şikayetiniz varsa ama aynı zamanda rahminizde büyük bir miyom tespit edersek, önceliğimiz değişebilir. Miyomun rahme yaptığı baskı, estetik operasyonun sonucunu etkileyebilir veya cerrahi sırasında beklenmedik kanamalara yol açabilir. Bu tip durumları önceden bilmek, sadece estetik değil genel sağlığınızı korumak adına attığımız en büyük adımdır.

Bu süreçte tespit edebildiğimiz bazı gizli patolojiler şunlardır:

  • Miyomlar
  • Yumurtalık kistleri
  • Polipler
  • Enfeksiyon odakları
  • Sıvı birikimleri
  • Yapısal anomaliler
İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp üzerinden hemen iletişime geçebilirsiniz

Endometriozis Estetik Cerrahi Planını Nasıl Etkiler?

Halk arasında “çikolata kisti” olarak da bilinen endometriozis, rahim iç tabakasının olması gereken yerin dışında, karın içinde başka bölgelere yerleşmesi durumudur. Bu hastalık, pelvik bölgede ciddi yapışıklıklara neden olabilir ve anatomik yapıların yerini değiştirebilir. Endometriozis, sadece ağrılı adet görme sorunu değildir; cerrahlar için bölgedeki haritayı değiştiren bir durumdur.

Vajinal estetik ameliyatları sırasında, özellikle daraltma işlemleri yapılırken, vajinanın hemen komşuluğunda bulunan rektum (kalın bağırsak) ve mesane gibi organların korunması hayati önem taşır. Eğer hastada endometriozis varsa, bu organlar vajina arka duvarına sıkıca yapışmış olabilir. Bu durumu ultrason ile önceden görmezsek, ameliyat sırasında bağırsak veya mesane yaralanma riski artabilir. Ayrıca hastanın yaşadığı kronik kasık ağrıları bazen estetik operasyonla geçecek sanılabilir. Ancak ultrasonda endometriozis tespit edersek, ağrının kaynağının estetik sorun değil bu hastalık olduğunu anlarız. Bu sayede hastayı boş yere hayal kırıklığına uğratmamış ve doğru tedaviye yönlendirmiş oluruz. Ultrason, bize bu yapışıklıkları göstererek “Burada dikkatli ol, yol kapalı” diyen bir trafik levhası görevi görür.

Labioplasti Öncesi Yumuşak Doku Analizi Neden Önemlidir?

Labioplasti, yani iç dudak estetiği, son yıllarda en sık talep edilen prosedürlerden biridir. Dışarıdan bakıldığında sadece fazlalık derinin alınması gibi basit bir işlem sanılabilir. Oysa bu bölge, kan damarları ve sinir uçları açısından son derece zengin, hassas bir dokudur. İşte burada yumuşak doku ultrasonografisi devreye girer. Yüzeyel problar kullanarak yaptığımız bu inceleme, bize cildin altındaki dünyayı gösterir.

Bu analiz, doku kalınlığını milimetrik hassasiyetle ölçmemizi sağlar. Bazı hastalarda dudaklardaki asimetrinin veya büyüklüğün sebebi sadece deri fazlalığı değildir; içeride yağ dokusu birikimi, kist veya lipom gibi kitleler olabilir. Hatta daha önce o bölgeye dolgu yaptırmış bir hastada, dolgunun nerede durduğunu görmek gerekebilir. “Barbie vajina” gibi popüler görünümler hedeflenirken, dokuyu ne kadar inceltebileceğimizin bir sınırı vardır. Eğer bu sınırı bilmeden, göz kararı bir kesi yapılırsa, dolaşım bozukluğu (nekroz) riskiyle karşılaşılabilir. Ultrason bize “Buradan ötesine geçme, burası riskli” diyerek rehberlik eder.

Bu analizde değerlendirdiğimiz parametreler şunlardır:

  • Doku kalınlığı
  • Yağ dokusu oranı
  • Kitle varlığı
  • Damar yoğunluğu
  • Eski dolgu maddeleri
  • Cilt altı ödemi

Cerrahi Sonrası His Kaybı Riski Nasıl Önlenir?

Genital estetik düşünen kadınların bize en sık sorduğu, belki de en çok korktuğu soru şudur: “Ameliyattan sonra his kaybı yaşar mıyım? Cinsel hazzım azalır mı?” Bu endişe son derece haklıdır, çünkü klitoris ve çevresi, vücudun en yoğun sinir ağlarına sahip bölgelerinden biridir. Gözü kapalı yapılan, sadece dış görünüme odaklanan bir cerrahide bu risk ne yazık ki mevcuttur. Ancak bilimsel ve teknolojik bir yaklaşımla bu riski neredeyse sıfıra indirmek elimizdedir.

Sinirler çok ince yapılar olduğu için ultrasonda her zaman doğrudan görünmeyebilirler. Ancak vücudumuzda sinirler genellikle damar paketleriyle yoldaşlık eder; yani damarların geçtiği yerden sinirler de geçer. Biz de bu bilgiyi kullanarak, Doppler ultrason teknolojisi ile bölgenin damar haritasını çıkarırız. Büyük damar yapılarının ve yoğun sinir ağlarının muhtemel geçiş yollarını belirleriz. Cerrah olarak kesi hatlarımızı bu “yasaklı bölgelerden” uzak tutacak şekilde planlarız. Bu bir nevi mayın tarlası haritasına sahip olmak gibidir; nereye basmamanız gerektiğini bilirseniz, güvenle ilerleyebilirsiniz. Bu proaktif yaklaşım sayesinde, estetik görünümü düzeltirken duyusal fonksiyonları da koruma altına almış oluruz.

Renkli Doppler Ultrasonografinin Kanama Kontrolündeki Rolü Nedir?

Her cerrahi işlemin kendine has riskleri vardır ve bunların başında kanama gelir. Vajina ve vulva bölgesi, kanlanması yani damar yapısı çok yoğun olan organlardır. Bu iyileşmenin hızlı olmasını sağlasa da cerrahi sırasında kanama riskini artırır. Renkli Doppler ultrasonografi, doku içindeki kan akışını, damarların yerini ve kanın akış hızını renklerle kodlayarak ekrana yansıtır. Bu teknoloji sayesinde dokunun altındaki kan nehirlerini görebiliriz.

Özellikle “venöz haritalama” dediğimiz işlemle, varis benzeri genişlemiş damarları tespit ederiz. Bazen dışarıdan bakıldığında cilt normal görünse de hemen altında parmak kalınlığında genişlemiş bir damar yumağı (varis) gizleniyor olabilir. Eğer cerrah bunu bilmeden o bölgeye kesi yaparsa, ciddi kanamalar ve ameliyat sonrası “hematom” dediğimiz kan birikmeleri oluşabilir. Bu da iyileşme sürecini uzatır, ağrıyı artırır ve enfeksiyon riskini doğurur. Doppler ile bu riskli damarları önceden işaretleyerek, neşterimizi veya lazerimizi nereye vuracağımızı milimetrik olarak planlarız.

Doppler ultrasonun bize sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Damar haritalaması
  • Varis tespiti
  • Kan akış hızı ölçümü
  • Hematom risk analizi
  • Doku beslenme durumu
  • Anormal damar yumağı tespiti

Vajinal Gevşeklik Sadece Estetik Bir Sorun mudur?

Pek çok kadın, “vajinal genişleme” veya “bollaşma” şikayetiyle kliniğimize başvurur. Çoğunlukla bunu yaşlanmanın doğal bir sonucu veya sadece estetik bir kusur olarak görürler. Oysa bu durumun altında yatan sebep genellikle anatomik bir hasardır. Vajina, sadece bir mukoza (deri) tabakası değildir; etrafı güçlü kaslarla ve “fasya” adını verdiğimiz sağlam zarlarla çevrili bir organdır. Zorlu doğumlar, iri bebek doğurmak, kronik öksürük veya kabızlık gibi karın içi basıncını artıran durumlar bu kasları yırtabilir veya birbirinden ayırabilir.

Ayrıntılı ultrasonografi ile baktığımızda, bu hasarı net bir şekilde görebiliriz. Kasların nerede koptuğunu, fasyanın hangi noktada zayıfladığını tespit ederiz. Bu bir binanın temelindeki çatlakları görmek gibidir. Eğer biz temeldeki bu çatlakları onarmadan, sadece binanın dış cephesini boyarsak (yani sadece vajina derisini daraltırsak), sorun çözülmüş olmaz. Hasta kısa süre sonra tekrar gevşeme hisseder çünkü destek dokusu tamir edilmemiştir. Ultrason bize “Sadece daraltma yetmez, şu kas grubunu da onarmalısın” diyerek cerrahi stratejimizi belirler. Kalıcı sonuç için sorunun köküne inmemiz şarttır.

İletişime Geç!

Tedaviler hakkında bilgi ve randevu almak için formu doldurarak hemen iletişime geçebilirsiniz



    Dinamik Pelvik Ultrasonografi ve Fonksiyonel Testler Nelerdir?

    Pelvik tabanımız durağan, sabit bir yapı değildir. Biz hareket ettikçe, öksürdükçe, güldükçe veya ağır kaldırdığımızda bu bölgedeki kaslar sürekli çalışır. Bu yüzden hastayı sadece muayene masasında hareketsiz yatarken incelemek, fonksiyonel sorunları anlamak için yeterli olmayabilir. İşte bu noktada “dinamik ultrasonografi” devreye girer. Bu yöntem organları hareket halindeyken izlememize olanak tanır.

    Bu işlem sırasında, ultrason probu yerindeyken hastadan bazı manevralar yapmasını isteriz. Öksürmesini, ıkınmasını veya pelvik kaslarını sıkıp bırakmasını (Kegel egzersizi gibi) talep ederiz. Bu sırada ekranda, pelvik organların (mesane, rahim, rektum) nasıl hareket ettiğini canlı olarak izleriz. Mesane boynunun açısı değişiyor mu? İdrar torbası aşağıya doğru sarkıyor mu? Rahim yer değiştiriyor mu? Bu soruların cevabını anlık olarak alırız. Hastanın “Bazen idrar kaçırıyorum” şikayetinin anatomik nedenini bu testlerle netleştiririz. Belki de vajinal gevşeklik şikayetinin yanında gizli bir organ sarkması da vardır. Dinamik ultrason, tedavinin sadece estetik değil aynı zamanda fonksiyonel (idrar tutma, cinsel haz vb.) sorunları da çözmesini sağlar.

    Dinamik testlerde incelediğimiz hareketler şunlardır:

    • Ikınma manevrası
    • Öksürme testi
    • Kas sıkma gücü
    • Gevşeme kapasitesi
    • Organ hareketliliği
    • Mesane boynu açısı

    Neden Bu Kadar Kapsamlı Bir Değerlendirme Yapılıyor?

    Belki de içinizden “Bir estetik operasyon için bu kadar tıbbi incelemeye gerçekten gerek var mı?” diye geçiriyor olabilirsiniz. Bu sorunun cevabı, modern tıbbın “kanıta dayalı” yaklaşımında gizlidir. Her kadın, parmak izi kadar eşsiz bir anatomiye sahiptir. Hiçbir hastanın dokusu, kas yapısı veya iyileşme potansiyeli bir başkasına benzemez. Bu yüzden “herkese uyan tek bir ameliyat tekniği” diye bir şey yoktur. Ezbere yapılan işlemler, hayal kırıklığıyla sonuçlanmaya mahkumdur.

    Bu kapsamlı değerlendirme, size özel bir “terzilik” hizmeti sunmamızı sağlar. Nasıl ki üzerinize tam oturan bir elbise için defalarca ölçü alınıyorsa, sağlığınız ve estetiğiniz için de aynı titizlikle ölçüm yapılması gerekir. Ayrıntılı ultrasonografi, tedavinin tamamen kişiselleştirilmesini sağlar. Sizin kendi doku kalitenize, kas yapınıza ve damar dağılımınıza özel olarak tasarlanmış bir cerrahi plan oluştururuz. Bu titizlik, ameliyat sonrası sürprizleri ortadan kaldırır ve revizyon (düzeltme) ameliyatı ihtimalini en aza indirir.

    Ultrason Bulguları Hasta İletişimini Nasıl Güçlendirir?

    Hekim ile hasta arasındaki en önemli bağ güvendir. Ve güven, şeffaflıkla inşa edilir. Ayrıntılı ultrasonografi, size kendi durumunuz hakkında somut, görsel kanıtlar sunmamızı sağlar. Sadece sözlü olarak “Kaslarınızda gevşeme var” demekle, ekranda o kasın yırtığını size göstermek arasında dağlar kadar fark vardır. Kendi anatomisini gören hasta, durumunu çok daha iyi kavrar ve tedavi sürecine daha bilinçli katılır.

    Bu görüntüler üzerinden yaptığımız açıklamalar, neden cerrahiye ihtiyaç duyduğunuzu veya neden belirli bir tekniği seçtiğimizi (örneğin neden lazer değil de cerrahi gerektiğini) mantıksal bir zemine oturtur. Ayrıca bu süreç beklentilerinizi yönetmek açısından da çok kıymetlidir. Mevcut dokunun durumunu görerek, cerrahi ile nelerin başarılabileceğini ve nelerin gerçekçi olmadığını net bir şekilde konuşabiliriz. Bu dürüst iletişim, ameliyat sonrası memnuniyetin anahtarıdır. Size uygulanan prosedürün bilimsel temellere dayandığını bilmek, sürece olan inancınızı artırır.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Ayrıntılı ultrasonografi genellikle gebeliğin 18-23. haftaları arasında yapılır. Bu dönemde bebeğin organları yeterince gelişmiştir ve yapısal anomaliler daha net değerlendirilebilir.

    Kalp, beyin, omurga, böbrek, mide ve ekstremite gibi birçok sistemle ilgili doğumsal anomaliler ayrıntılı ultrasonografi ile tespit edilebilir. Ancak bazı küçük ya da geç ortaya çıkan sorunlar gözden kaçabilir.

    Zorunlu olmasa da ayrıntılı ultrasonografi önerilen bir taramadır. Riskli gebeliklerde mutlaka yapılması gerekirken, normal seyreden gebeliklerde de olası sorunları erken saptamak açısından büyük önem taşır.

    Hayır, ayrıntılı ultrasonografi ses dalgaları ile çalıştığı için hem anne hem de bebek için tamamen güvenlidir. Radyasyon içermez ve uzun vadeli bir yan etkisi bulunmamaktadır.

    Ayrıntılı ultrasonografi sırasında bebeğin cinsiyeti genellikle yüksek doğrulukla belirlenebilir. Ancak bebeğin duruş pozisyonu ya da plasentanın konumu gibi etkenler netliği engelleyebilir.

    Ayrıntılı ultrasonun normal çıkması, büyük yapısal sorunların olmadığını gösterir. Ancak genetik taramalar, üçlü test veya NIPT gibi testlerle farklı riskler de değerlendirilebilir.

    Bu ultrason türü bebeğin tüm vücut yapılarının detaylıca incelenmesini içerir. Bu nedenle ortalama 30-45 dakika sürebilir. Bebeğin pozisyonu uygunsa işlem daha kısa da sürebilir.

    Genellikle bir kez yapılması yeterlidir. Ancak riskli gebeliklerde ya da şüpheli bir bulgu saptanırsa ek ayrıntılı ultrasonlar gerekebilir. Takip, doktorun değerlendirmesine göre planlanır.

    Bebeğin işlem sırasında hareketsiz olması normal olabilir. Uyuyor olabilir ya da pozisyonu sabit kalmış olabilir. Gerekirse anneye hareketlendirici öneriler verilerek değerlendirme tekrar yapılır.

    Temel ultrasonlarla bazı sorunlar fark edilebilir, ancak detaylı yapısal değerlendirme ayrıntılı ultrasonografi ile mümkündür. Bu nedenle doğumsal anomalilerin büyük kısmı bu yöntemle tanınabilir.

    Ayrıntılı ultrasonografi (detaylı fetal anatomi ultrasonu), genellikle gebeliğin 18–23. haftaları arasında yapılır ve yaklaşık 30 ila 45 dakika sürer. Bu süre, bebeğin pozisyonuna, annenin anatomik özelliklerine ve incelenen yapıların netliğine göre değişebilir.

    Ayrıntılı ultrasonografi (detaylı fetal ultrason) için Perinatoloji Uzmanına veya bu alanda deneyimli bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmalıdır.

    Blog Yazıları

    Yumurtalık (Over) Kisti Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Yumurtalık (over) kisti tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, hem iyileşme sürecini hızlandırmak hem de olası [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti ve Labioplasti Birlikte Yapılabilir Mi?

    Vajinoplasti ve labioplasti ameliyatları, genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini hedefler ve [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinoplasti sonrası dikkat edilmesi gerekenler, ameliyatın başarısı ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem [...]

    Devanımı Oku
    Vajinoplasti Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Vajinoplasti ameliyatı yaptıranların yorumları, vajinal gevşeme problemi yaşayan kadınlar için yol gösterici olmaktadır. Hastalar, ameliyat [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Lazer Tedavisi Yaptıranların Yorumları

    Vajinal lazer tedavisi yaptıranların yorumları, vajinal sıkılaşma, kuruluk ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Gençleştirme Yaptıranların Yorumları

    Vajinal gençleştirme yaptıranların yorumları, özellikle doğum sonrası gevşeme ve estetik kaygılar yaşayan kadınlar için rehber [...]

    Devanımı Oku
    Vajinal Enfeksiyon Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Vajinal enfeksiyon tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, enfeksiyonun tekrarlamaması ve vajinal florada denge sağlanması açısından [...]

    Devanımı Oku
    Pubis Estetiği Yaptıranların Yorumları

    Pubis estetiği yaptıranların yorumları, dış genital bölgede fazlalık yağ veya sarkma yaşayan bireyler için önemli [...]

    Devanımı Oku